Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,70 / Satış: 5,72
€ EURO → Alış: 6,32 / Satış: 6,34

KİBİRLENME !

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 05.05.2013
  • 993 kez okundu

Hz.Ali (kv) Efendimiz; kibir
hakkında “Kendini beğenmek,
helâka doğru hızla giden insanda görülür. Ancak bu hastalıktan kurtulmak
mümkündür”
 der ve bu
hastalıktan kurtulmanın çaresini “Tövbe
edip, Allah’tan (cc) bağışlanma dileyerek”
 diye kısaca özetler. 
Kibir, ateşin odunu yiyip
bitirdiği gibi kulun bütün güzelliklerini yok eder. Şüphesiz, en büyük kibir;
Allah’a karşı kibirlenmektir. 

Ancak, hataya düşen müminlerin kibirlenmeleri, doğrudan Allah’a karşı değilmiş
gibi görünür. Peygamberimiz (sav): “Kalbinde
zerre kadar büyüklük duygusu bulunan kimse cennete giremez”
 buyurmuştur. İnsanları küçük görüp
büyüklük taslamak, fazileti bitirir, kibirleneni ise zelil ve rezil hale
getirip, alçaklaştırır. Dikkat edilmeli ki kibir, nasihat dinlemeyi de
engeller.

Rabbimiz, Araf Suresi 146. ayette şu uyarıyı yapar: “Yeryüzünde haksız yere
büyüklük taslayanların dikkatlerini ayetlerimden alıkoyacağım da onlar bütün
ayetlerimi görseler bile inanmayacaklar.”
Peygamberimiz (sav) de: “Üç şey mahvedicidir: Boyun
eğilen pintilik, isteklerine uyulan nefis ve insanın kendini beğenmesi”

Bilim adamları ve yazarlar Kibir Sendromunu tanıma ölçülerini
şöyle açıklıyorlar: Dünyayı öncelikli olarak güç gösterisi ve zafer
arayışının arenası gibi görmeye yatkınlık. Kendi imgesini zenginleştirmek için,
kendisini hep iyi gösterecek durumlarda bulunmaya eğilim. İmaj ve görünümle
ilgili orantısız kaygı. Gündelik etkinliklerinden mesihvari bir tarzda
bahsetmek ve yüceltilmeye yatkınlık. Kendisiyle ulusu ya da kurumu özdeşleştirmek,
kendi bakışı ve çıkarlarıyla ulusun/ kurumunkini özdeşleştirmek, Kendisinden
üçüncü tekil şahıs zamiriyle ya da “biz” diye söz etmek, Kendi yargılarına
aşırı güven ve başkalarının öneri ve eleştirilerini küçümseme. Kendisinin her
şeyi kişisel olarak başarabileceğine dair kadiri mutlaklık hissi ve abartılmış
kendine inanç. Kendisinin çevresindeki fanilere ya da halka değil, tarih ve
Tanrıya hesap vereceği inancı, Tanrı ve tarih karşısında haklı bulunacağına
dair sarsılmaz inanç. Sıklıkla
artan bir yalnızlaşmanın eşlik ettiği gerçeklik duygusunun kaybı. Huzursuz
acelecilik, pervasızlık ve içinden geldiği gibi hareket etme, konuşma. Ahlaki
doğruluğu pratiklik, bedel ve sonuçların değerlendirilmesini önlemek için
kullanma.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ