Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,75 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

Muhasebe…

Mustafa Özipek
Mustafa Özipek
  • 02.01.2015
  • 1.045 kez okundu

Miladi yeni bir yılın ilk Cuma’sının hayırlara vesile olması dilek ve dualarımızla merhaba. Oldum olası hep şaşırmışımdır, insanlar ölüme bir yıl daha yaklaşmanın ve ömürden bir yıl daha gitmesinin nesini kutlarlar diye? İlla ki bir şeyler yapılacaksa oturup geçmişin muhasebesi yapılmalı diye düşünürüm. Ama ne yazıktır ki müslüman ülkeme ve onun halkına baktığımda kahir ekseriyetin bunu ya umursamadığını ya da aklına bile getirmek istemediğini görüyorum.

            Zaman akıp gitmekte, ömür sermayesi tükenmekte ve buna rağmen bir kısım insanlar sadece “önümüzdeki maçlara bakacağız artık” havasındalar. Bir de sosyal paylaşım sitelerinden biri, “harika bir yıldı” gibi bir olaya girmiş. Kimin açısından harika bir yıldı acaba. Dünyanın en zenginleri listesindeki 400 kişinin servetlerini 2014’te 92 milyar dolar daha arttırmaları mı, fakir ve ezilen halkların daha da aşağı seviyelere inmeleri mi harika? Yoksa dünya müslümanları açısından mı harika bir yıl oldu da bizim haberimiz olmadı? Uzaklardan geçtim yakın coğrafyamızda olan bitenler mi çok harikaydı acaba?

            Kullandığımız takvimde bir yıl bitti, yeni bir yıl başladı. Asıl üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken nokta bu olmalı. Hayatımızdan harcadığımız son yıl neleri yapabildik neleri yapamadık? Yanlışlarımızı görebildik mi, hatalarımızdan ders çıkarabilecek miyiz, hedeflerimizin ne kadarını gerçekleştirebildik, kaçınılmaz sona an be an yaklaşmakta olduğumuzun ve geçen zamanın telafisi olmadığının farkında mıyız?

            Hani Hz. Ömer’in her akşam kendisine sorduğu meşhur sorusu vardır: “Ya Ömer! Bugün Allah için ne yaptın?” şeklinde. Bizler de giden bir yılın ardından kendimize sorabiliyor muyuz acaba “Bu yıl Allah için ne yaptın?” diyerek. Sakın yanlış anlasılmasın, Allah Azze ve Celle’nin bizim yapıp etmelerimize kesinlikle ihtiyacı yoktur ve bizler O’nun rızasını kazanabilmek adına her ne yapıyorsak kendimiz için yapıyoruz, bu böyle biline ve hatırlana…Burada da kastedilen zaten Allah’ın rızasına uygun neler yaptığımızın ya da yapamadığımızın sorgulanması. Evet, bırakalım başkalarını eleştirmeyi ya da övmeyi kendimize bakalım. Nasıl bir yıldı? Gerçekten denildiği gibi harika mıydı yoksa berbat bir yıl mıydı? Herkes takkesini önüne koymalı, başını ellerinin arasına almalı ve tefekkür etmeli. Bitirdiğimiz yılda planladığımız ama gerçekleştiremediğimiz hayırlı işlerimiz için bu sene herhangi bir planımız var mı? Kendimizin, aile efradımızın ve çevremizdeki dostlarımızın ahiret saadetine vesile olabilmek için herhangi bir çalışmanın içinde olacak mıyız?

            Ne yeni miladî yılbaşı ne de yeni hicrî yılbaşı ve ne de her neyi kendinize beyaz sayfa olarak düşünüyorsanız düşünün, geçmiş hayatımızın muhasebesini yaparak ve tevbe kapısının açık olduğunu unutmadan yapılan başlangıçların yerini asla tutamaz. Kullanmış olduğumuz takvim itibariyle bu günlerimizi heeflerimize ulaşmakta vesile kılması için Rabb’imize dua etmenin yanında hep dediğimiz gibi fiilî dualarımız ve gayretlerimizle de istekliliğimizi göstermeliyiz. Şeytanın bizleri “Ey insanlar! Allah’ın verdiği söz şüphesiz gerçektir; dünya hayatı sizi aldatmasın. Allah’ın affına güvendirerek şeytan sizi ayartmasın.” (Fatır:5) ayetinde bildirildiği gibi boş hayal ve Allah’ın affediciliğiyle aldatmasına ve bugünün yarını da var safsatasıyla hayırlı işlerimizi erteletmesine izin vermeyelim.

            Şeytan Allah’ın affediciliğini öne sürerek insanı günah işlemeye teşvik eder. Allah elbette ki büyük bir merhamet sahibidir ve tevbe edip bağışlanma dileyen her kulunun günahlarını affedebilir. Ama bir insan, “nasıl olsa Allah affeder” diyerek bile bile günah işlemeye başlarsa, falan işlerimi ya da ibadetlerimi de yaşım ilerleyince yaparım gibi düşüncelere dalarsa çok tehlikeli bir yola girmiş olur. Bu davranışı nedeniyle zamanla kalbi katılaşabilir, duyarsızlaşıp, Allah korkusunu tümüyle yitirebilir. Kuran’da, “yakında bağışlanacağız” diyerek bile bile günah işleyen insanlardan Ve ardından ilahi kitabın mirasçısı (oldukları halde) bu değersiz dünyanın geçici tatlarına sarılan (yeni) kuşaklar aldı onların yerini; ve “Nasıl olsa sonunda affedileceğiz” diyerek karşılarına çıkan bu kabil geçici şeylere sarılan (günahkar) kimseler olup çıktılar.” (Araf Suresi, 169) söz edilirken, şeytanın insanı Allah adıyla aldatışının bir örneği haber verilir.

            Daha fazla boşa vakit geçirmeden ve şeytanın tuzaklarına düşmeden ihya edilebilen nice imanlı ve salih amellerle dolu güzel günler dilekleri, selam ve dua ile

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ