Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,42 / Satış: 6,44

ORUÇ VE BİZ -2

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 04.08.2011
  • 389 kez okundu

                               ORUÇ VE BİZ – 2

* Oruç ahlakımızı güzelleştirir: Oruç, belirli bir süre basit bir aç kalma olayı değildir. Oruç köklü bir irade terbiyesi; insanı kötü alışkanlıklardan temizleyen, iyi huylar kazandıran bir ahlak eğitimidir. Oruç, kişinin dilini yalan ve gıybet gibi kötü sözlerden korumasını gerekli kılar. Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurur: “Her kim yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi bırakmazsa, Allah’ın onun yemesini, içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur.”[Buhari,Tirmizi] Bu hadis-i şerifte orucun yüksek hedefi açıkça gösterilmiş, bu ibadetin sadece aç ve susuz kalmaktan ibaret olmadığı, esas gayesinin insanı olgunlaştırmak, ahlak ve fazilet sahibi olarak yetiştirmek olduğu bildirilmiştir. Nitekim oruç tutan insanda, insanlara müsamahakâr davranma sıfatlarının olması gerekmektedir. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmaktadır: “Sizden biri bir gün oruçlu olarak sabahlarsa kötü söz söylemesin ve cahillik etmesin. Şayet biri kendisine söver yahut vurursa, ben oruçluyum, desin.”[Buhari,Müslim]

           * Oruç, zenginlerin fakirleri ve muhtaçları hatırlamalarını ve merhamet duygularının gelişmesini sağlar: Hayatında açlık nedir bilmeyen varlıklı bir insan, yoksulların çektiği açlık ve sıkıntıyı gereği gibi anlayabilir mi? Onların çektiği ızdırabı yüreğinde duyabilir mi? Elbette ki gereği gibi duyamaz. Fakat bu insan oruç tutarsa, açlığın ne olduğunu bizzat tatmış olur. Böylece yokluk içinde kıvranan fakirlerin sıkıntılarını içinde duyar şefkat ve acıma duyguları gelişir. Bunun sonucu olarak da fakirlere yardım elini uzatarak onların sıkıntılarını giderir, toplumun huzur ve mutluluğuna katkıda bulunur.

            İşte orucun biz insanlara verdiği sosyal adalet dersi… Bizim için en güzel örnek ve önder olan sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) insanların en cömerdi idi. O, açları doyurur, kendisi aç kalırdı. Ramazan ayında cömertliği doruk noktasına ulaşır, elinde ne var ne yok yoksullara dağıtırdı. Peygamberimizin hanımı Hz.Aişe (r.a) diyor ki: . Hz.Aişe peygamberimizin vefatından sonra ne zaman bir yemek yese ağlamaya başlardı. Kendisine niçin ağladığı sorulunca şu cevabı vermiştir: “Hz.Muhammed (s.a.v), sağlığında doyasıya bir günde iki defa yemek yiyemedi. Onu hatırladığım için ağlıyorum.”[Tirmizi]

Hz. Ömer (r.a)’in halifeliği zamanında dokuz ay süren bir kıtlık olmuştu. Hz.Ömer: “İhtiyaç sahipleri bize gelsin” diye halka duyuru yapmış, kendisi de Müslümanlar bolluğa kavuşuncaya kadar ekmekle beraber zeytinyağından başka bir katık yemeyeceğine yemin etmişti. Halkın sıkıntılarını yüreğinde hisseden ve onlardan farksız olarak yaşayan bu büyük insan, elbisesi yıkandığı ve başka elbisesi de olmadığı için bir gün cuma namazına geç gitmiş ve bu yüzden cemaatten özür dilemiştir.[ Şer’ânî,] devamı yarın….

 

 

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ