Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,77 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,45 / Satış: 6,47

PEYGAMBERLERE İMAN

Muhsin Özdemir
Muhsin Özdemir
  • 17.05.2013
  • 420 kez okundu

Farsça bir kelime olan peygamber
kelimesi, “kutsal haberleri taşıyan” manasınadır. Allah’ın kitap verdiği
elçilerine “Resul”, diğerlerine de “Nebi” denir.

            Peygamber,
Allah’ın, mesajlarını insanlara bildirmek için, insanların içinden seçerek
kendisine muhatap kıldığı üstün nitelikli insan demektir Bütün peygamberler
Allah’ın elçileridir. İnsanlara gönderilen bütün peygamberler, insani vasıflara
sahip insanlardır.

     Cenab-ı Hak insanlara yol gösterici olarak
birçok peygamberler göndermiştir. Bütün peygamberler kendilerine verilen ilahi
görevi yerine getirmişler, ilahi emirleri insanlara tebliğ etmişlerdir.
Peygamberlik halkasının sonu ve tamamlayıcısı da Hz. Muhammed Aleyhisselam’dır.
            Peygamberlerin tamamında
olduğu gibi Hz Peygamberimiz de her şeyden önce bir beşer idi. Diğer insanlar
gibi O’nun da beşeri ihtiyaçları vardı. Ancak O, insanları irşat için seçilmiş
mükemmel bir insandı. Her fani gibi O da takdir edilen hayatı yaşadıktan sonra
bu dünyadan göçüp gidecek idi. Çünkü İlahi buyruk “Sen de öleceksin. Onlar da ölecekler.” Zümer. 30) ,diye ferman
buyuruyordu. 

            Yine Allah Teâlâ Resulüne hitaben “De ki, ben sırf sizin gibi bir beşerim.
Ancak bana şöyle vahyolunuyor: Tanrınız ancak tek bir Tanrıdır. Onun için her
kim Rabbine kavuşmayı arzu ederse, salih bir amel işlesin ve Rabbine ibadetine
hiçbir şirk karıştırmasın.”
( Kehf. 110)              

            Ancak
Resulü Ekrem Efendimiz, beşer olma sıfatına ilave olarak ilahi vahye mazhar
oluyor, Allah kelamının muhatabı ve tebliğ edicisi olarak seçilmiş bulunuyordu.
Nitekim imanımızın temeli olan kelime-i şahadette de bizler bu inancımızı
ifadeye koyarak, “Allah’ın kulu ve
resulü olduğuna iman ettiğimizi”
ikrar ediyoruz.

            Hz
Peygamberimiz Mekke’de risalet vazifesini ifaya başladığında, Mekkeliler O’nun
da bir beşer olduğunu söyleyerek inanmak istemediler. Kendileri gibi birinin
nasıl peygamber olabileceğini tartışmaya başladılar.

            Kur’an-ı Kerim’de bu husus şöyle
dile getiriliyor.”Kendilerine doğru yolu
gösteren bir Hidayetçi geldiğinde, İnsanların iman etmelerine ancak şöyle
demeleri mani oldu. Allah bir beşeri mi elçi gönderdi? Söyle onlara; Eğer
yeryüzünde uslu uslu hareket eden melekler olsaydı, elbette onlara gökten melek
olan bir elçi gönderirdik.” (
İsra. 94.95)               

            Allah
hükümranlığına kimseyi ortak kılmamıştır Peygamberimize hitaben Yüce Allah
şöyle buyuruyor.”De ki, ben size
Allah’ın hazineleri benim yanımdadır demiyorum. Ğaybı da bilmem. Size ben
meleğim de demem. Ben ancak bana verilen vahye uyarım. De ki; Kör ile gören bir
olur mu? Düşünmez misiniz?”
( En’am.50)

            Hz
Peygamberimiz hayatı boyunca insanlar arasında iyi insan, iyi Müslüman olmanın
gereği ne ise, onları yaşayarak tüm insanlara örnek olmuştur. O İlahi vahyi
hayata geçirmiş, İlahi vahyin ideal insanı olmuştur.

            Bir ayet-i kerimede şöyle
buyruluyor. “(Resulüm) onlara şöyle
söyle; Ben peygamberler içinde bugüne kadar hiç örneği olmayan, kendi kendine
bir şeyler icat eden birisi değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem.
Yalnız bana gönderilen vahye uyarım. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”
(
Ahkaf. 9)

             İnsanlığın tarihinde bazı peygamberlerin
tanrılaştırıldığı malumdur. Kur’an-ı Kerimde bunun doğru olmadığını, şirk
olduğunu ifade eden pek çok ayet vardır. Müşrikler Allah’ın insani vasıfları
taşıyan birini peygamber olarak göndermesini anlayamamışlardır.

            Bu
konuda şöyle buyrulur: “Senden önce
gönderdiğimiz peygamberler de mutlaka yemek yiyorlar, sokaklarda yürüyorlardı.
Biz sizi birbiriniz için imtihan aracı yaptık. Sabrediyor musunuz? Rabbin her
şeyi görmektedir.”
(Furkan. 20)

     Allah’ın peygamberler göndermesi, aklın
hükümleri ve hikmetinin gereğidir. Akıl bunu gerektirdiği gibi, Allah’ın
hikmeti de bunu gerekli kılar.

            Allah’ın
ebedi âlemi ve orada bulunan nimet ve cezayı kullarına bildirecek bir peygamber
göndermesi aklın gereği ve Allah’ın hikmetinin gereğidir.

            Kur’anı
Kerimde açıkça Resul (kitap verilmiş olan elçi) veya Nebi (Daha önceki bir
resulün şeriatı üzerinde gönderilmiş olan elçi) şeklinde Peygamber olduklarından
bahsedilen 25 peygamber vardır.

            İsimleri
geçmekle beraber Peygamber olup olmadıkları konusunda açıklık bulunmayan,
Lokman, Üzeyir, Zülkarneyn, Meryem ve Hz Musa’nın annesi Allah’ın ilim ve
hikmet verdiği Salih insanlardandır.

            Allah
peygamberlerini mucizelerle desteklemiştir. Mucizede dört unsur bulunur.

  1. Âdetin hilafına meydana gelir.
  2. Peygamberlerin elinde meydana gelir.
  3. İnkâr edenlere meydan okuma sırasında meydana
    gelir.
  4. İnkârcıları, benzerini meydana getirmekten aciz
    bırakacak şekilde gerçekleşir.   

            Bizler
diğer peygamberleri, Peygamberimiz Hz. Muhammed ve O’na vahyedilen Kur’an
vasıtası ile biliriz.

 

Muhsin ÖZDEMİR

VAİZ

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ