Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,84 / Satış: 5,86
€ EURO → Alış: 6,44 / Satış: 6,46

SILAYI RAHİM-3-

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 10.10.2010
  • 398 kez okundu

SILAYI RAHİM-3-‏

 

Akrabaya iyilik yapmanın üç şekli bulunuyor:

 Birincisi, yapılan iyiliğe iyilikle karşılık vermek. Bu davranış modeli güzel olmakla beraber sakıncalı tarafları da var. Çünkü burada iyilik, karşıdan iyilik görmeye bağlanmış.

 İkincisi, akrabaya karşılık beklemeden iyilikte bulunmak. Bu anlayışta olan kimseler birinci gruptaki insanlardan daha üstün kimseler olarak sınıflandırılıyor.

 Üçüncüsü ise kötülük eden akrabaya iyilikte bulunmak. İyiliklerin en güzeli ve en değerlisi bu. Ne de olsa iyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik ise er kişinin kârıdır.

 Bu son davranış biçimi, aralarında düşmanlık olan kimseleri bile candan bir dost haline getirebiliyor. Kötülüğü iyilikle savmanın önemini “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel şekilde önle. O zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, candan bir dost gibi olur” (Fussilet, 34) ayeti ile daha iyi kavrıyoruz. Allah Rasulü de (s.a.v) “Seninle ilgisini kesenden sen ilgini kesme! Sana vermeyene sen ver! Sana kötülük edeni bağışla!” buyurarak dostça ve emin bir şekilde yaşamanın formülünü veriyor.

Akrabalık ilişkisi doğal terapi etkisi yapıyor.Günümüz insanını bunalıma sürükleyen ciddi açmazlardan biri de akraba, komşu ve arkadaşlarla sağlıklı bir iletişimin kurulamaması. Çoğumuz büyüklerimizden veya nostalji yüklü kitap ve filmlerden bilir ve hissederiz ki eskilerin dostluğu ve akrabalığı bir başka imiş. Terk edildiğinde cezası acele verilen akrabalık bağı, ülkemizde tamamen boş verilmemiş olacak ki, ruhsal rahatsızlık vakaları hala, diğer ülkelere nazaran daha az yaşanıyor çok şükür.

“Ağaç dalıyla gürler” denir. Kişi, akrabasının çokluğuyla güçlenir, kuvvet bulur; anlamına gelen bu sözün geçerliğini bugün psikolog ve sosyologlar da vurguluyor. Memory Center Psikiyatri Uzmanlarından Alper Evrensel, intihar vakalarının çokluğu ile kişilerin yalnızlaşmasının paralelliğinden bahsediyor. Daha sıcak ilişkilerin yaşandığı köy ortamlarında akrabalık ve komşuluk ilişkilerinin, kişiyi ciddi sıkıntılara karşı koruduğunu ifade ediyor ve ekliyor: “İş kaybı, fakirlik, arkadaşsızlık, işten ayrılma veya çeşitli çevresel olumsuzluklar intihar düşüncesine sebebiyet vermişse, bu kişiyi teskin edecek, arayıp hal hatır soracak, yakın ve samimi kişilerin varlığı ruhsal bozukluğu ortadan kaldırabilir. Kalabalıklaşan şehir ortamında yalnızlaşan; büyük sitelerde küçücük ailesiyle akrabalarından uzak yaşayan insanlarımız ruhsal sıkıntılara yakalanma açısından nispeten fazla risk altıda. Çekirdek aile dediğimiz yalnızca anne-baba ve çocuklardan müteşekkil yapılarda akrabalık bağı daha zayıf kalıyor. Dünya belli bir yöne doğru akıyor ve biz uyum sağlıyoruz. Gençlerimizin, büyüklerden uzak, daha maddiyatçı, mal birikimi kaygısıyla kendi işinden başka şeyleri düşünemeyecek tarzda programlanmaları sorunlarımızın temelini oluşturuyor.”

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ