Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 7,35 / Satış: 7,38
€ EURO → Alış: 8,92 / Satış: 8,96

Siyasette cinsel skandallar yılı 2010

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 06.12.2010
  • 1.769 kez okundu

İstesekte istemesekte medya ve sanat dünyasına mensup şöhretlerin “evlilik” ya da “aşk” anlayışında yaşanan rezilliklerini göre göre bu çürümüşlüğü ve kokuşmuşluğu bir bakıma kanıksadık. Genellemesi doğru değil ama, bu türden her yoz hareket, artık vakayi adiyeden, yani sırdan bir olay gibi algılanır oldu. Tabi bu arada kurunun yanı sıra yaşın yanmasındaki tabiilik, kendilerini tenzih edeceğimiz kimlikleri ayırt etmede de aşılması güç engeller doğurmakta. Bu işin medya ve sanat boyutu.. konu bu değil. Bir başka kesimin, özellikle bir kanadını sarsması gereken skandalları tüm siyaset dünyasını şaşkına çevirirken her gün yeni yeni skandalların deşifre olması, siyasi aktörlerin cinsellik konusundaki zafiyetleri artık en vurdumduymaz kişileri dahi isyan ettirecek boyutlara doğru tırmanma gösteriyor.

 

Sanki 2010 yılı, siyasilerin seksle test yılı oldu. Yılın ilk yarısında ünlü siyasetçilerin internete peş peşe görüntüleri düşen seks görüntülerine/haberlerine durmadan yenileri ekleniyor. Şüphesiz bunların en çarpıcı olanı, aynı zamanda başı çekeni CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Nesrin Baytok’la olan görüntüleriydi. Baykal’ın ret etmediği, hatta görüntülerin internete düştüğü günlere çok yakın bir tarihe ait olabileceği itirafı onu genel başkanlık koltuğundan etmişti.

 

Aradan fazla zaman geçmedi, topluma Baykal skandalının rövanşı gibi lanse edilen CHP Milletvekili Akif Hamzaçebi’nin görüntüleri ortaya çıktı. Hamzaçebi, CHP’de Baykal’a muhalif olan, nitekim Baykal’dan sonra Genel Başkan olan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi tarafından Grup Başkavekilliği ile ödüllendirilmiş bir Milletvekili.

 

Her iki skandalın arasındaki kayda değer fark; Baykal, skandalı bir Ak Parti komplosu olarak topluma maletmeye çalışırken Hamzaçebi, kendisine kurulan komployu Başsavcılığa yaptığı suç duyurusunda beraber cinsel içerikli görüntülerde yer alan kadını suçladı. Hamzaçebi komplonun, kurultayın 2. Günü kurulduğu ve partnerinin de “anlık insani zafiyetinden faydalandığını” iddia etmişti.

 

Ankara bu rezaletlerle çalkalanırken bu kez MHP’li Bekir Aksoy’un çıplak görüntüleri ortaya çıktı. Ancak bu seferki görüntüler çok daha vahim pornografik bir içerikle, hiç sansürlenmeden internet dünyasına servis edilmişti. MHP Grubu olayı kendi içinde tartıştıysa da dışarıya fazla bir malzeme vermedi. 54. Hükümet’te Devlet Bakanlığı da yapan Ankara Milletvekili Bekir Aksoy, Çiller döneminde oldukça kritik bir isim ve derin devlete yakınlığı ile biliniyor. Konunun MHP içinde nasıl bir süreç yaşadığı henüz bilinmiyor.

 

Öyle görülüyor ki, 2010 yılının siyasi skandalları bunlarla sınırlı kalmayacak; İzmir’den yayın yapan “Egenin Sesi” gazetesinin internet sayfasında, gazetenin ve sitenin Genel Yayın Yönetmeni Sinan Kara imzasıyla yayınlanan makalede, “Önder Sav’a yakınlığı ile bilinen CHP İzmir milletvekili Abdurrezzak Erten ile yine İzmir milletvekili olan TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu arasında bir “gizli aşk” olduğu iddia edildi. Bir yıl önce eşinden boşanan 2 çocuk babası Erten’in, Mumcu’yla ilişkisinin geçmiş yıllara uzandığına dikkat çekilirken, yazıda ayrıca, Kuşadası ve Foça’da Erten tarafından Mumcu’ya şiddet uygulandığı ve bu olaya çok kızan eski Genel Başkan Deniz Baykal tarafından her iki ismin de bir daha milletvekili yapılmamak üzere üzerlerinin çizildiği öne sürülüyor.

 

Sinan Kara, konuya ilişkin olarak kendisi ile görüşen Habervaktim.com sitesi muhabirine yaptığı açıklama; kendisinin bu yazıyı 30 Ağustos 2010 tarihinde yayınladığını ve bu güne kadar hem Güldal Mumcu’dan hem de Erten’den herhangi bir yalanlama ve tekzip gelmediğini söyledi. İzmir’in en çok satan gazeteleri arasında bulunan ve sosyal demokrat çizgisi olan Egenin Sesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Kara, İzmir kamuoyunun ve özellikle CHP’lilerin bu olayı bildiğini ve “Uğur Mumcu’nun emanetine sahip çıkamadıkları gerekçesiyle bütün solcuların yüreğinin kanadığını” kaydetti.

 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun çok sevdiği, Gazi Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Kadri Yamaç’ın yanında koruma olarak görev yapan Serdar Göçer’le cinsel ilişkiye girdiği haberi, 4 Aralık 2010 tarihli Haber Türk gazetesinin manşetinden bütün rezilliği ile ifşa edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açtığı dava iddianamesine göre Prof. Dr. Kadri Yamaç, yanında koruma olarak görev yapan Serdar Göçer’le, kendi evinde alkol aldıktan sonra cinsel ilişkiyi ret etmediği, “Alkol aldıktan sonra kendimde değildim. Muhtemelen sarhoş olduğum esnada olay meydana gelmiş” dediği ileri sürülüyor. Gazetedeki habere göre, dava konusu bu “gay” ilişki değil; partneri olan korumanın şantaj yapması.

 

Tüm bu rezillikler, kişilerin kendi özel tercihleri ve bu yönüyle ne beni ne de kimseyi ilgilendirmez. İlgilendiren tarafı, bu rezilliğin gazete ve televizyonların gündemine “Aşk her şeyi mübah kılar” safsatası ile özendirici olmaları. Toplumun değer yargılarının törpülenmesinin hiçbir mazereti olamaz, olmamalıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ