Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,88 / Satış: 5,91
€ EURO → Alış: 6,48 / Satış: 6,51

Süper Türkiye Ekonomisine Doğru

Şakir Gürlük
Şakir Gürlük
  • 17.01.2012
  • 1.405 kez okundu

Yurtiçinde politika yapıcıların almış olduğu önlemlere rağmen Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde %8,2 ile piyasa beklentisinin üzerinde büyümüştür. Reuters anketine göre piyasa beklentisi %7 oranında büyüme yönündeydi. Buna ek olarak, ilk çeyreğe ilişkin %11,6’lık büyüme verisi de %12’ye revize edilmiştir. Böylece, Türkiye ekonomisi yılın ilk üç çeyreğinde 2010 yılının aynı dönemine göre %9,6’lık büyüme kaydetmiştir.

İktisadi faaliyet kollarına göre incelendiğinde; yılın üçüncü çeyreğinde ekonomik aktivitenin %9 arttığı hizmetler sektörünün büyümeye 4,9 puan ile en fazla katkıyı sağladığı görülmektedir. Aynı dönemde, sanayi sektöründeki %8,4’lük artış da büyümeyi 2,1 puan desteklemiştir. Kriz sonrası dönemde, çift haneli büyüme performansı sergileyen inşaat sektörü, yılın üçüncü çeyreğinde %10,6’lık büyüme ile bu eğilimini sürdürmüştür. Ayrıca, bu dönemde tarım sektöründeki ekonomik aktivitenin %4,5 artması da büyümeye 0,7 puan katkı sağlamıştır. Harcamalar yöntemiyle GSYH verisi incelendiğinde ise; yıl genelinde büyümeye en fazla katkıyı sağlayan özel tüketim ve yatırım harcamalarının ivme kaybettiği görülmektedir. Yılın üçüncü çeyreğinde, özel tüketim ve yatırım harcamaları büyümeye sırasıyla 4,7 ve 3,1 puan katkı sağlamıştır. Buna ek olarak, yurtiçinde ekonomik aktiviteyi kontrol altına almayı amaçlayan politikalar paralelinde ithalat artışının yavaşlamasına bağlı olarak net ihracat 2009 yılının üçüncü çeyreğinden bu yana ilk kez büyümeye pozitif katkı sağlamıştır. Bu veriler, iç ve dış talep arasındaki dengelenmenin TCMB’nin öngörüleri paralelinde gerçekleştiğine işaret etmiştir.

Son çeyrekte TCMB’nin ve diğer otoritelerin, yurtiçinde ekonomik aktiviteyi kontrol altına almak için uyguladıkları politikalarda “belirgin” bir sıkılaşmaya gitmesi, kredi hacmindeki yıllık artışın yavaşlamasında etkili olmuştur. İzlenen politikaların önümüzdeki dönemde de kriz sonrasında büyümeye en fazla katkıyı sağlayan özel tüketim ve yatırım harcamaları üzerinde etkili olacağı ve yurtiçindeki ekonomik aktivitenin yavaşlayacağı tahmin edilmektedir. Öte yandan, net ihracat kaleminin büyümeye katkı sağlamaya devam edeceği öngörülmektedir. Yılın son çeyreğine ilişkin açıklanan öncü göstergeler yurtiçindeki ekonomik aktivitenin ivme kaybetmekle birlikte artmaya devam ettiğine işaret etmektedir. Bu çerçevede, yılın ilk üç çeyreğinde güçlü büyüme performansı sergileyen Türkiye ekonomisinin 2011 yılında %8,3 düzeyinde büyüdüğünü tahmin ediyoruz. 2012 yılında ise, TCMB’nin izlediği sıkılaştırıcı politikaların yanı sıra Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Euro Alanı’ndaki yavaşlamanın gecikmeli etkilerinin yurtiçi piyasaları etkileyeceği düşünülmektedir. Söz konusu etkilerle, 2012’de büyümenin ivme kaybederek %3,5 düzeyinde gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Açıklanan son veriler, yurtdışı piyasalardaki gelişmelerin Türkiye ekonomisini Ekim ayından bu yana daha net bir şekilde etkilediğine işaret etmektedir. Kasım ayına ait tüketici güven endeksinin bir önceki aya göre 1,3 puan artarak 91 seviyesinde gerçekleşmesine rağmen Aralık ayına ait reel kesim güven endeksinin kriz sonrası dönemde ilk kez 100 değerinin altında kalarak 97,2 düzeyinde gerçekleşmesi, reel kesimde ekonomiye ilişkin görüşlerin kötümserleştiği şeklinde algılanmıştır. Kriz öncesi düzeyinin altında seyreden kapasite kullanım oranı (KKO) Aralık ayında belirgin bir azalış kaydederek %75,5 ile son 5 ayın en düşük seviyesine gerilemiştir. Mevsimsellikten arındırılmış KKO ise Temmuz ayından beri süregelen yükselişine devam ederek Aralık ayında 1 puan yükselmiş ve %76,6 düzeyinde gerçekleşmiştir. Kaynak: tuik

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ