Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,77 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,45 / Satış: 6,47

Tam isabet; Kabinede 7 aptal ve Filistin Exodus’u..!

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 05.06.2010
  • 395 kez okundu

Muhalif duruşu ile bilinen İsrail’in Haaretz gazetesindeki bir diğer yazarı Ari Şavit, Yahudilerin 1942’de yaşadığı “Struma” ve “Exodus” trajedilerine göndermede bulunuyor. “Struma” gemisi, İkinci Dünya Savaşı sırasında Romanya’dan kaçan ve Filistin’e gitmek isteyen Yahudiler’i taşıyordu. Filistin’in tek hâkimi olan İngiltere giriş izni, Türkiye de Boğazlar’dan geçiş izni vermedi, diğer ülkeler ise Hitler Almanya’sının şerrinden çekinip mültecileri kabul etmemişlerdi. Uzun süre Karadenizde tur atan “Struma” 1942 Şubat’ında 768 yolcusuyla Karadeniz’in derin sularına gömüldü. “Exodus” gemisi olayı da 1947’de Avrupa ülkelerinden Filistin’e göç etmek isteyen 4.500 kadar Yahudi’yi taşıyordu. “Exodus”, kıyıya 27 kilometre kala İngiliz savaş gemilerince durduruldu. Yolcuların hepsinin pasaportları da vardı, vizeleri de. Buna rağmen İngiltere hiçbirini Filistin’e sokmadı, gemi üç ay boyunca açık denizde bekletildi. Onlarca Yahudi hastalanarak öldü. Kalanlar ise geldikleri ülkelere geri gönderildi.

 

Hem “Struma” faciası, hem de “Exodus” çilesi, insanlık suçuydu. İşte bu olaylara dikkat çeken yazar “Açık denizde fiyasko” başlıklı yazıda, “Başbakan Netanyahu ve Savunma Bakanı (Ehud) Barak’ın biraz tarih bilgisi olması gerekiyordu” hatırlatmasını yaptıktan sonra, “İngiliz yönetiminin 1947 yılında Exodus gemisindeki Yahudi göçmenlere yaptığı zulüm nedeniyle dünyanın gözünde meşru olmayan bir yönetim haline geldiği” belirttikten sonra, Exodus olayından sadece 10 ay sonra İsrail topraklarındaki İngiliz yönetiminin sona erdiğini hatırlatıyordu.

 

Siyonist İsrail silahlı kuvvetlerinin hemen hemen aynı koordinatlarda bulunduğu sırada  “Mavi Marmara”ya saldırıp 10 kişiyi öldürerek insanlığa karşı işledi suçla,  yüzer hapishaneye dönüştürülen “Exodus”ün trajedisi arasındaki büyük benzerlik, 1.500 sivili öldürerek soykırım suçu işlediği Gazze operasyonun defterleri kapanmadan gerçekleştirdiği insanlığa karşı yeni bir suçtu.

 

Bu 7 aptaldan biri İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, baskını gerçekleştiren komandoları övdü ve “Ortadoğu’da zayıflara merhamet edilmez” dedi. Barak, Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Marom’la birlikte, gemiye baskın düzenleyen “Şayetet 13” komandolarının Atlit’teki üssünü ziyaretinde, “İsrail hükümeti adına size teşekkür etmeye geldim” dedi. Barak, komandoların operasyon sırasında zor bir durumda kaldığını vurgulayarak, “Görevinizi tamamladınız ve filonun Gazze’ye ulaşmasını engellediniz” diye konuştu. Barak, elit birliğe “yapmanız gereken şeyi yaptıklarını” söyledikten sonra, “Şunu hiç unutmamalıyız, biz Kuzey Amerika’da ya da Batı Avrupa’da değiliz, Ortadoğu’da yaşıyoruz. Burada zayıflara merhamet edilmez ve kendini savunmayanların ikinci şansı olmaz. Siz kendi hayatlarınız için savaşıyordunuz. Bunu gördüm ve komutanlarınızdan da bunu duydum” dedi. Barak yine de olayla ilgili bir soruşturma yürütüleceğini açıkladı.

 

Şimdi bütün mesele, bu katliama imza atanların mutlaka hesap vermek zorunda bırakılacakları uluslar arası ceza mahkemelerinde gerekli davaların açılıp sürdürülmesi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aldığı “Kınama” kararında vurgulandığı gibi derhal harekete geçip uluslararası bir soruşturma komisyonu kurması, bu komisyonun belirleyeceği sorumluların da Lahey’deki uluslararası mahkemede yargılanmalarının sağlanmasıdır. Yoksa İsrailli yetkililere işledikleri katliamla orantılı bir bedel ödetilmedikçe, küresel vicdan kanamaya devam edecek ve bu Kabinedeki 7 aptal” daha çok kan dökeceklerdir.

 

Not: Şayetet 13 nedir?

İsrailli elit komando birliği “Şayetet 13”(S’13), İngiliz mandası dönemindeki Yahudi direnişçilerin gayri resmi ordusu “Haganah”ın üyelerinden Yohai Ben-Nun tarafından 1949’da kuruldu. Resmi varlığı 1960’ta açıklanan Şayetet 13’ün uzmanlık alanları arasında denizden karaya çıkarma, suikast, terörle mücadele, sabotaj, denizde istihbarat toplama ve denizde rehine kurtarma operasyonları gösteriliyor. Şayetet 13’ün düzenlediği operasyonlar arasında, Münih Olimpiyatları’nda İsrailli sporcuları öldüren Kara Eylül örgütünün 3 üst düzey yetkilisini öldürmek de var.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ