Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,71 / Satış: 5,73
€ EURO → Alış: 6,32 / Satış: 6,35

TOPLUM SAĞLIĞIMIZ -1-

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 24.09.2010
  • 383 kez okundu

TOPLUM SAĞLIĞIMIZ -1-

 

 

Hastalıkların fizyolojik nedenleri kadar toplumsal nedenleri de var. Çoğunlukla fizyolojik nedenlere sebep olan aslunda toplumsal nedenlerdir. Günümüzde toplumların yaşam tarzının karakteri, karşılaşılan hastalıkların biçimini de belirliyor. Uzun bir süreden beri hemhal olduğumuz, hemhal olmak zorunda bırakıldığımız kültür, tüketim kültürüdür.

 

Tüketim kültürünün toplumlara yaptığı en büyük kötülük, aşırılıkların sınırlarını zorlaması, vazgeçmek ve sarfetmek üzerine ayartıcı bir çekim gücüne sebep olması. Bu elde tutma ve kanaat etme davranışının da sonunu getirdi. Tüketimde amaç ihtiyacın temini değil, arzu edilenin tatminidir. Tatmin ise arzuyu yeniden kışkırtarak yeni bir açlığa sebep olur. Bu döngü böylece sürüp gider. Bir türlü doymayan arzu, her defasında daha büyük bir iştahla yeni şeyler talep eder. Bir tür kaçma hali olan tüketimin sonucu ise sosyal iletişimin azlığı, bireyselleşme, egoist toplum ve “ben” merkezli bireylerdir.

 

Toplumların varoluş sebepleri olan temel belirleyiciler, süreklilikleri ve kopuşları da tayin eder. Toplumun sağlıklı bir yapıda olması, o toplumda kıymete haiz değerlerin sürekliliğinin en önemli dayanağıdır. Toplumun sağlığı, o toplumu oluşturan insanların sağlığı ile doğrudan ilintilidir. İnsan ise yaratılanlar arasında emanetin kendisine verildiği en kutsal varlıktır. Daha başlangıçta bu denli yüksek bir değer seviyesi gözetilerek yaratılan insanın bu seviyeyi, sürdürdüğü yaşantısının niteliği ile yukarı ya da aşağı taşıdığı muhakkak. Bu bilginin uzağında olan çoğunluk için, insan olmanın anlamı yeterince anlaşılmış değil. Arzuların peşinde koşarak ömrünü heba eden insan, “eşrefi mahlukat” olarak yaratıldığını unutmakta, maalesef bu fani dünyadan göçüp gitmekte.

 

Aydınlanmanın önünü açtığı kibir ile her şeye yetebilen,her şeye aklımızın erdiğini zanneden, “biz” değil de “ben” merkezli yaşama biçimi ile yaşayabileceğimiz birey olduğumuz yanılması, hemen her alanda insanlığı derin bir çözümsüzlüğe sürüklüyor. Kafasında uçuşan sorunların yanıtını, yaşantısında karşılaştığı zorlukları yenmenin yöntemini kendi kendine bulma kibri yüzünden insanlık pek çok konuda iyi bir sınav veremiyor. Mutlaka bir bedel ödenerek kazanılan tecrübeleri araştırmak,almak yerine,devamlı fazladan bedeller ödemeye devam ediyor. Oysa yanıtların, çözümlerin yeri bellidir ve gösterilmiştir.

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ