Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,68 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,28 / Satış: 6,31

TÜKENMEK !

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 22.02.2012
  • 353 kez okundu

“Tüketim”, son iki yüzyıldır sürekli dünyanın gündeminde yer alan bir kavram. Aynı şey tek tek fertler olarak bizim için de geçerli. Tüketim sürekli gündemimizde, hem bir kelime olarak, hem de faaliyet olarak…

Bizim eskiden kullandığımız “sarf etmek” veya “sarfiyat” ifadelerini hayli aşan bir kavram tüketim. Hem yeni, hem de dahil olduğumuz ‘başka’ bir anlayış ve yaşama biçimine ait. Bizim kadim kültürümüze ait bir kod değil yani. Biten, yok olan, zayi olan bir şeyleri çağrıştırdığı için de kekremsi tatlar bırakan bir kavram.

Fakat eleştirsek de hayatımızdan söküp atmanın imkanı yok. Toplumla birlikte yaşıyoruz, yaşamak zorundayız. “Tüketim kültürü”nün hakim olduğu bir dünyadayız, devamlı tüketiyoruz, tükettiriliyoruz. Madem ki tüketiyoruz,  sürekli tükettiriliyoruz, o halde gelin, bu kavramı kendi rengimize boyayalım; ilkelerimizi, ahlâk-ı hamidemizi bu kavrama da nakşedelim. Onu dönüştürelim. Bunu kendi hayatımız için, insanlık için yapalım, yapmak zorundayız da.

Çağdaş insanı hakimiyeti altına alan bir hastalık haline gelen tüketim, artık sadece insanın cebini ve psikolojisini tehdit etmiyor; bütün yerküreyi, canlı cansız bütün varlıkları etkiliyor. Ozon tabakasının incelmesinden, canlı türlerinin yok olmasına kadar pek çok küresel felaketin sebebi; insanlığın yakalandığı bu “tüketim” hastalığı. Artık sınırsız, ilkesiz tüketiyoruz ve tüketirken hem kendimizi, hem yaşadığımız dünyayı tüketiyoruz. Üretim çeşitliliğini arttıran pek çok gelişmenin olması ve dünyadaki genel nüfus yoğunluğunun hızla artması gibi temel itici sebeplere dayanan bir “pastadan pay alma yarışı” son hızıyla devam ediyor.

Dönüp kendimize baktığımızda, psikolojik ve sosyal etkenlerin baskısı altında isteklerimiz daha da karmaşık hale gelmekte. Lüks istekler, gösterişe yönelik tutkular, zenginlikle gelen sorumsuz davranışlar, işte bu psikolojik temayüllerin somut birer dışavurumudur.

Üstelik başta televizyon olmak üzere, medyada yer alan albenili reklamlar, bankaların adeta aklı baştan alacak kadar cazip tüketim kredisi imkanları, neredeyse kimlik kartı yerine kullanılacak kadar yaygınlaşan kredi kartı ve büyülü bir ülkenin kapısını açan büyük alışveriş merkezleri de bu yarışın zevkini ve hızını artıran, oyuna renk katan birer aktör olarak bu çılgın sahnede yerlerini almakta. Böylece pek çok yönden kuşatılan insan, bir alışveriş yarışına sokulmakta. Devamında buluşmak üzere hoşça kalın.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ