Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,42 / Satış: 6,44

Türkiye’de ‘demokrasi memnuniyeti’..

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 28.05.2010
  • 371 kez okundu

26 Mayıs 2010 tarihli Radikal gazetesinde “Türkiye’de demokrasi memnuniyeti azalıyor” başlıklı bir haber yorum yayınlandı. O haber yoruma göre;

 

Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Ali Çarkoğlu ve Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, 45 ülkede bir veri toplama çalışması olarak yapılan Uluslararası Sosyal Saha Çalışmaları Programı(International Social Survey Program-ISSP) kapsamında, ‘Türkiye’de Toplumsal Eşitsizlik’ başlıklı bir rapor hazırlamışlar. Araştırma Ekim-Aralık 2009’da 65 ilde yaklaşık 1600 haneyle görüşülerek hazırlanmış. Kalaycıoğlu ve Çarkoğlu toplumsal eşitsizliğin yanı sıra ‘Nereye gidiyoruz’ başlığı altında AB üyeliği, seçmenin sağ-sol ideolojik düzleminde dağılımı ve demokrasiden tatmine dair sonuçları da önceki yıllarla karşılaştırmaları olarak ortaya koymuşlar.

 

Raporun sonuçları şöyle :

* 1990’da solda yer alanların oranı yüzde 21.8 iken, 2009’da bu oran yüzde 13.2. 1990’da sağda olanların oranı yüzde 22.7 iken 2009’da bu oran 34.2’ye çıktı.

* ‘Demokrasiden memnunum’ diyenler 2007’de yüzde 52 iken, 2009’da yüzde 28’e düştü. 2007’de demokrasiden memnun olmayanların oranı yüzde 29 iken 2009’da bu oran yüzde 50’ye çıktı.

* Katılımcıların yüzde 48’i sadece zenginlerin üniversite eğitim masrafını karşılayabileceğini düşünüyor.

* ‘Kişilerin gelirleri arasındaki fark çok büyük’ diyenlerin oranı yüzde 92. Yüzde 90 ‘Hükümetin sorumluluğu farkı indirmek’ diyor.

* Yüzde 91’i ‘hükümet işsizlere geçinebilecek kadar gelir temin etmek zorunda ‘ diyor.

* Araştırmaya katılanların yüzde 36’sına göre Türkiye, en üstte küçük bir seçkinler zümresi, ortada çok az kimsenin bulunduğu ve büyük bir çoğunluğun en altta olduğu toplum türü. Yüzde 52’si Türkiye’de insanların çoğunun ortada olduğu toplum türü olması gerektiğini söylüyor.

 

Raporda daha çok farklı konularda deneklerin düşünceleri tespit edilip kayıt altına alınmış. Ancak, işin “demokratik memnuniyet” boyutunu diğer verilere göre çok daha önemsediğim için bu yönüyle irdelemek istedim;

 

İnsanların fizyolojik açlıkları kadar doyurulmaya, tatmin edilmeye muhtaç bir de iç dünyalarının olduğu gerçeğini gözardı ederek toplumu şekillendirmeye ve yönetmeye kalkarsanız, alacağınız sonuç, elbetteki memnuniyet duymayan kitlelerin sayısal olarak artması olacaktır. Bu düzlemde giderek merkezileşen algılar, zamanın getirdiği yeni ihtiyaç ve olgular karşısında da “oynak merkez” anlayışının doğal sonucu olarak yarınlara ilişkin umut ve kaygıların dengeleneceği odaklaşmalarda kendini gösterecektir.

 

Bilgece bir anlayışın amiyane avam ifadesi ile, ihtiyaç sahiplerine ‘balık vermektense balık tutmayı öğretme’nin; yozlaşmışlıklardan korunmak için ‘polisiye tedbirlerin yerine vicdani değerlerin öğretilmesi’ belki yaşanan olumsuzluklardan çıkış yolunun ilk kapısını bize gösterecektir. Yoksa, toplumsal algının bugün sağa kaymış olması, orada stabilize olacağının hiçbir şekilde garantisi değildir. Kitlelere hitap eden kanaat önderlerinin, değişim ivmesinin aynı zamanda dönüşüme de ivme kazandıracağı gerçeğini unutmamaları lazım. Aksi takdirde, içine sürükleneceğiniz kısır döngünün salınımı, önce kararsızlığı, onu takiben de karmaşıklığı doğuracak ve toplumun kaosa sürükleyecektir. Neticesini telaffuz dahi etmek insana çılgınca geliyor ama, kaosun sonu ‘sosyal patlama’dır. ‘Sosyal patlama’da kaybedecek bir şeyi kalmamış insanın, kayıpların çetelesini tutması eşyanın tabiatına aykırıdır. İsterseniz, şimdi başa dönüp bu araştırma raporunun tespitlerini bir kez daha okuyalım.. ne dersiniz…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ