Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 12,07 / Satış: 12,12
€ EURO → Alış: 13,59 / Satış: 13,64

Var mı başka bir emriniz komiser efendi?..

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 01.05.2016
  • 4.120 kez okundu

Terbiyemiz
elverse, bu komiser bozuntusuna sokak ağzıyla “uzun bir …tir” dememek için
Davut(a.s) kadar sabırlı olmak lazım. Kimden bahsettiğimi sanırım
anlamışsınızdır; hani şu AB’nin Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Komiseri
Johannes Hahn denen haddni bilmez Avrupalı komiserden bahsediyorum.

Hafta
içinde Harran’da gerçekleştirdiği temaslar sırasında meşrebini kendine yakın
bulduğu gazetelerin muhabirlerine bir açıklamada bulunuyor. Açıklamada
bulunduğu gazeteciler grubunda yer alan Hürriyet muhabiri Emine Kart’tın
haberinde yer aldığı kadarı ile komiser Hahn, “Pek çoğumuzun, şimdiki durumun
tatminkâr olmadığı konusunda hep açık davrandığımızı düşünüyorum. Bir kez daha
söylemek istiyorum; Türkiye için asıl turnusol kâğıdı, katılım
müzakereleri olacaktır. Bu kilit önemdedir ve Türkiye’nin gerçek niyetinin ne
olduğunu göreceğiz. Gerçek amaç üye olmak mı, o zaman hukukun üstünlüğü tabii
ki önceliklerin en başındadır. Bu yüzden, başka aday ülkelerle olduğu gibi, katılım
müzakerelerini canlandırmak adına, 23. (Yargı ve Temel Haklar) ve 24. (Adalet,
Özgürlük ve Güvenlik) fasılların müzakeresine bir an önce başlamak istediğimizi
beyan ettik. Süreç, 23. ve 24. fasıllar kapandığı zaman tamamlanacaktır” diyor.
Biraz sorunlu da olsa açıklamanın buraya kadar olan kısmı tolore edilebilir.
Ancak devamında söylediği, “Gazeteci, hâkim ya da akademisyen olsun, bizim
hukukun üstünlüğü anlayışımızla uyuşmayan meseleler olduğu zaman, bunları
gündeme getiriyoruz. Herkese şu çağrıda bulunabilirim, eğer gerçekten
bizimle işbirliği yapmak için bir irade varsa ve bu gelecekte üyeliği
hedeflemeksizin bir işbirliği ise bu başka bir durum. Ama eğer bu işbirliği
nihayetinde üye olmak içinse, bu da başka bir durumdur. Türkiye de üye
olmak isteyip istemediğine karar vermesi gereken o komşulardan biri. Bildiğim
kadarıyla, üye olmak istiyor. Türkiye’nin kendini geliştirirken kesinlikle
birtakım tutum değişikliklerine gitmesini bekleriz”  sözleri, haddini aşan ve içişlerimize
müdahale içeren sözler.. kabul edilemez tarafgirlikler.

Asıl
zırva, bundan sonra dile getirdiği, Başbakan Davutoğlu’nun “Vize
serbestisi olmazsa Geri Kabul Anlaşması askıya alınır”
ifadesi
bağlamındaki yorum. Komiser Johannes Hahn diyor ki, “Her şeyden önce
muhataplarıma, AB Bakanı Volkan Bozkır dahil olmak üzere, ifade ettiğim gibi;
böylesi bir üslup, böylesi bir dil kesinlikle sadece ortak değil ama aynı
zamanda dost olmak isteyen insanların, bir kulübe üye olmak isteyen insanların,
aralarında kullanacağı türden bir dil değil.”

Sanırım
 AB’nin Genişleme Müzakerelerinden
Sorumlu Komiseri Johannes Hahn, Türkiye’yi bir müstemleke, kendisini de bu
müstemlekeyi idareye atanmış Müstemleke Valisi sanıyor.

Oysa
Türkiye’yi bugün yöneten kadroların müktesebatı, bir komiserin boyunu çok çok
aşan bir birikime sahip. Başbakan Davutoğlu’nun dikkat çektiği noktadaki
haklılığı, Hahn’ın açıklamasından üç gün sonra Brüksel merkezli Politico
internet sitesinin deşifre ettiği, Almanya ve Fransa’nın Türk vatandaşlarına
tanınması beklenen vize serbestisine yeni şartlar getirmek istediğini içeren  “el freni” sistem önerisiyle gün
yüzüne çıktı.. Avrupalı’nın yalancı ve ikiyüzlü politikaları bir kez daha
kendini gösterdi.

BBC
Türkçe’nin Politico sitesindeki deşifreden aktardığına göre, mevcut
düzenlemelerle Schengen Bölgesi için uygulanan vize muafiyetini ortadan
kaldıracak Alman-Fransız ortak tasarımı; Turist olarak gelip AB ülkelerinde
yasa dışı biçimde yaşayanların sayısında ciddi artış yaşanması, Vize muafiyeti
tanınan ülkeden gelen iltica başvurularında önemli artış ve Vize muafiyeti
tanınan ülkenin geri kabul taleplerini reddetmeye başlaması gibi
durumlarda, “Mevcut göç ve mülteci trendleri, vize muafiyetini
askıya almayı mümkün kılan etkin bir mekanizmayı”
öngören “el
freni”
sistemi. Tam da Davutoğlu’nun dikkat çektiği bu ikircikli
düşüncenin açığa çıkması, AB’nin Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Komiseri
Johannes Hahn’ı açığa düşürdüğü gibi, ortaklık, dostluk ve kulüp üyeliği
benzetmelerindeki kafa karışıklığını ve düşünce sığlığını da ortaya koymuş
oldu. 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ