Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,75 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

Bu oyun, dışa dönük bir oyun..

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 16.06.2010
  • 285 kez okundu

Tüm dünyanın gözü önünde İsrail Cumhurbaşkanının yüzüne karşı “siz adam öldürmeyi iyi bilirsiniz” diye haykırıp, bundan sonrası için “One Minute” notasının en üst perdeden dillendirildiği günden beri Siyonist İsrail’i topyekun saran bir paranoya var. Tıpkı bizdeki Kemalistlerin kendilerince istenmeyen her türlü gelişme karşısında hemen “irtica geliyor” yaygarası gibi, “One Minute”den bu yana da İsraillilerce “istenmeyen her türlü gelişme” karşısında bir İslam/Erdoğan paranoyası aldı başını gidiyor.

 

Adamlara “Ablukayı kaldırın” diyen kim olursa olsun, yafta hazır; “Sen radikal İslamcısın” diyorlar. Adamlara “Masum insanları, günahsız çocukları, aciz yaşlıları öldürmeyin” deniliyor, onlar yine en sert tondan karşılık verip “Sen radikal İslamcısın” diyorlar. Adamlara “Gazze’yi açık hava hapishanesine çevirdiniz, Sizin yaptığınızla Hitler’in toplama kamplarında Yahudilere yaptıkları arasında hiçbir fark yok” deniliyor, onların cevabı yine aynı; “Sen radikal İslamcısın” diyorlar. Adamlara “Ne hakla uluslararası sularda seyreden, yükü insani yardım, yolcuları barış gönüllüsü sivil aktivistler olan bir gemiye operasyon yapıp 9 kişiyi katledersiniz” deniliyor, onlar “Sen radikal İslamcısın” diyorlar. Bu liste böyle uzayıp giderken, Siyonist İsrail’in yaşadığı paranoyaya içimizden birileri de psikolojik destek veriyor, onların lojistiğine yığınak yapıyor.

 

Bu bağlam da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mavi Marmara’nın şehitlerinin kanları kurumadan grubunda yaptığı konuşma çok düşündürücü geldi bana. Diyor ki; “İsrail’in büyükelçisi, insani yardım götürülmeden önce defalarca açıklamalar yaptı… ‘göndermeyin, müdahale edeceğiz’ dedi… Şimdi bütün bunlara rağmen biz yurttaşlarımızı bindirdik gemilere ve oraya gönderdik. Bu uyarılar hangi gerekçe ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından dikkate alınmamıştır? Sivillerin açıkça ölüme gönderilmelerinden kim sorumludur?.. ‘Göndermeyin’ diyorlar, ‘gönderirseniz müdahale edeceğiz’ diyorlar… Siz, bizim insanlarımızı gemiye bindirip ölüme gönderiyorsunuz… O zaman Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin varlık nedeni ne? Kendi insanlarını ölüme göndermek mi?”

 

Sayın Genel Başkan’a sormak lazım; Bu sözler “kanlı İsrail saldırısı”nı haklı çıkarmaya çalışmak değil midir bir.. İkincisi, Türkiye Cumhuriyeti, İsrail’in emir eri midir? Ya da daha kaba bir ifade ile İsrail’in uşağı mıyız, karısı mıyız, metresi miyiz ki, o emredince akan sular dursun; gönlü olunca da gönlünce bizimle eğlensin.. 90’lı yıllarda olduğu gibi, ne olduğu, içeriğinde ne bulunduğu bilinmediği dönemin Milli Savunma Bakanı Oltan Sungurlu tarafından da itiraf edilen askeri anlaşmalar adı altında Türkiye Cumhuriyetinin ırzına geçildiği dönemi devam mı ettirsin hükümet. Tecavüzcüsüne aşık mı olsun… Üçüncüsü, dünyanın hiçbir yerinde Sivil İtaatsizlikten yola çıkarak oluşan Sivil İnisiyatifler, hükümetlerin emrinde ve güdümünde yol almazlar; kendi doğrularının gösterdiği hedefe kilitlenir ve bu uğurda gerekirse ölürler.. Size, tek kişilik ordu;
Filistinli bir ailenin yok edilmesini önlemeye çalışırken İsrail’in askeri bir buldozeri tarafından ezilen Rachel Corrie(1979-2003)  adı bir şeyler hatırlatıyordur herhalde.. Çünkü O hâlâ gönüllerde yaşıyor…

 

Eğer “Devlet Adamlığı”na talipseniz, öğrenin; Sivil toplum örgütlerinin tek ve ortak özelliği, “hükümet dışı” olmalarıdır… Kendilerine “misyon” edindikleri konularda “hükümetten izin alacak” olsalar, resmi otoritenin güdümündeki örneğin Kızılay/Kızılhaç’tan ne farları kalır. Siz hiç GreenPeace aktivistlerinin resmi makamlardan onay aldığını işittiniz mi? “Free Gaza Movement=Özgür Gazze Hareketi” ya da “Viva Paletsina=Yaşasın Filistin” hareketinin GreenPeace’ten ne farkı var. Biri doğa savaşçısı, diğeri özgürlük savaşçısı. İkisinin de ortak yönü silahsız siviller olmaları…

 

Sözün özü, bundan böyle ne demokrasinin vazgeçilmez öğesi siyasi partilerimiz, ne resmi kurum ve kuruluşlarımız bizi zorla Siyonist İsrail’in koynuna sokmaya kalkmasın, kalkışmasın. Özellikle Ergenekon’un çözdüğü göz bağından sonra, Millet, artık olup biteni çok açık ve net görebiliyorken…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ