Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,35 / Satış: 6,38

MAKROEKONOMİK GÖRÜNÜM

Şakir Gürlük
Şakir Gürlük
  • 22.09.2010
  • 344 kez okundu

MAKROEKONOMİK GÖRÜNÜM

Euro Bölgesi ekonomilerinde ülke ve bankacılık riski devam etmektedir. Artan küresel dengesizlikler problemi de bir diğer risk unsuru olarak varlığını sürdürmektedir. Haziran ayında Çin’in yuanı dalgalanmaya bırakma kararı, dış ticaret dengeleri üzerinde beklenen etkiyi yapmamış, ABD’de dış açık, Çin’de de dış fazla artmaya devam etmiştir. Almanya ve Çin gibi zaten yüksek tasarruf eğilimine sahip olan ülkelere, gelişmiş ülkelerde son dönemde alınan tasarruf önlemleri de eklendiğinde, önümüzdeki dönemde küresel talebin bir miktar zayıflayabileceği öngörülmektedir. Avrupa Bankacılık Denetim Komitesinden (CEBS) yapılan açıklamada, Avrupa Birliği bankalarının yüzde 65’ini oluşturan 91 bankanın stres testinden geçirileceği açıklanmıştır. TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) 18 Mayıs 2010 tarihinde yaptığı toplantıda faiz oranlarını değiştirmeme kararı almıştır. PPK’nın açıklamasında iktisadi faaliyetteki toparlanma sürecinin devam ettiğini vurgulanmıştır. Cari işlemler hesabı, Mayıs 2010’da 3 milyar dolar açık vermiş, böylece yılın ilk dört aylık döneminde yaklaşık 17,4 milyar dolar açığa ulaşmıştır. Söz konusu cari açık rakamı, Orta Vadeli Planda öngörülen 18 milyar dolarlık rakama oldukça yaklaşmıştır. 2010 yılı Ocak-Haziran döneminde bütçe giderleri enflasyonla paralel artarken, bütçe gelirleri enflasyonun oldukça üzerinde artış göstermiştir. Böylece yılın ilk yarısında bütçe açığı 15,4 milyar TL olmuştur. Bu miktar, 2010 yılı bütçe açığı hedefinin yüzde 30,7’sine karşılık gelmektedir. Faiz dışı fazla ise 2010’un Ocak-Haziran döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre 3 kat artarak 12,1 milyar TL olmuştur.

Türkiye ekonomisi, 2010 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 11,7 büyümüştür. Yüksek oranlı büyüme oranının elde edilmesinde güçlü baz etkisi önemli etken olmuştur. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış GSYH ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 artmıştır. Büyümenin kaynakları incelendiğinde, Türkiye ekonomisi için geçerli olan tipik bir toparlanma hikayesi görüyoruz. 2010 yılının ilk çeyreğindeki büyüme performansı büyük ölçüde iç talepteki canlanmadan kaynaklanmaktadır. Bunun yanı sıra stok değişmeleri de büyüme performansına önemli ölçüde katkıda bulunmuştur. Dış talep kesimi ise ekonomideki toparlanma ile birlikte artan ithalatın etkisiyle büyümeye negatif katkıda bulunmuştur. Özel sektörün büyümeye katkısı 11,3 puan olmuştur. Kamu sektörünün büyümeye olumsuz katkısı 0,8 puan olmuştur. 2010 yılının ilk çeyreğinde, Türkiye ekonomisi yüzde 11,7 büyümüştür. Harcamalar yönünden büyümenin kaynaklarına bakıldığında, büyümeye en büyük katkı 7,4 puan ile özel tüketimden gelmiştir. Krizin dip noktasında, firmalar tarafından eritilen stoklar yeniden oluşturulmaya başlanmıştır. Böylece stok değişmelerinin katkısı 6,4 puan olmuştur. GSYH’ye katkı bakımından, özel tüketim ve stok değişmelerini yatırım harcamaları izlemiştir. Sözkonusu harcamaların büyümeye katkısı 3,9 puan olarak gerçekleşmiştir. Yatırımlarda dikkati çeken husus, 2009 yılının ilk çeyreğinde yüzde 32,2 daralan özel sektör sabit sermaye yatırımlarının 2010 yılının ilk çeyreğinde yüzde 22,1 artmasına karşılık 2009 yılının ilk çeyreğinde yüzde 11,8 artan kamu sabit sermaye yatırımlarının 2010 yılının ilk çeyreğinde yüzde 25,6 küçülmesidir. Kamu tüketiminin büyümesi ise yüzde 1 ile sınırlı kalmıştır. Ekonomik canlanma ithalatı hareketlendirmiş ancak ihracatın yıllık bazda bir miktar azalmasıyla, dış talebin büyümeye olumsuz katkısı 5,3 puan olmuştur. Kaynak; SGB

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ