Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,75 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

MEVLİD KANDİLİ MÜNASEBETİYLE

Muhsin Özdemir
Muhsin Özdemir
  • 02.01.2015
  • 1.059 kez okundu

Doğumunun 1444. Miladi yıl dönümünde salât ve selam sana, her türlü hürmet ve ihtiram sana ey Resul!

                       **

        Âlemlere rahmet olarak geldin.

        Rahmetler getirdin.           

        İnsanlığın kararmış ufuklarına nurlar getirdin.

                       **

        Ey nur yüzlü Nebi! 

        Sen bu âleme Öksüz olarak geldin.

        Öksüzlere kol kanat gerdin.

                       **

        “Yetimi himaye eden ile ben, Cennette yan yanayım.” Dedin.

        Cehaletin karanlığından bunalmış olan gönüllere ilahi ilmin ışığını getirdin.

        Karanlık ufukları nurunla aydınlattın.

        Zalimlerin zulmünü kırdın adaleti getirdin.

        Merhameti unutmuş olanlara merhameti, sevgiyi öğrettin.

        “Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz.”dedin.

                       **

        Dünya malının sarhoşluğu ile şımarmış olanlara tevazuyu,  ahlakı bellettin.

        Ahlaksızlığın ahlak olduğu bir toplumdan ahlak önderleri yetiştirdin.

        Kula kul olmayı kaldırıp, bizlere yalnızca Allah’a kul olmayı öğrettin.

        Hâsılı, dünya tarihinin en büyük sosyal inkılâbını gerçekleştirdin.

                       **

        14 asır sonra bizler seni ne kadar andık?

        Ne kadar anladık?

        Doğrusu hep tereddüt ettik.

                       **

        Ümmetin hali malumunuz mudur? Ya Rasulallah!

        Senin getirdiğin Kuran’da Allah “Müminler ancak kardeştir”.  Dedi.

        Biz hep kavga ettik.

        Kavga etmekle de kalmadık. 

        Birbirimizi “Allahü ekber” diyerek katlettik.

                       **

        Allah, “Müminlerin arasını bulun.” Buyurdu,

        Biz hep kendi tarafımızı haklı görerek taraf olduk.     

        Bizden olmayan Müslümanlara saygı duymadık.

                       **

        “Bir olun beraber olun.” Denildi.

        Bizler alabildiğine parçalanıp bölündük.     

        Her birimiz kendi küçücük parçacığı ile övündük.

        Allah’ın Cennetini kendimize has bildik.

                       **

        Allah, “Allah’a karşı gelmekten sakının.” Buyurdu.

        Bizler, Allah’ı günahlarımıza paravan kıldık.

        Günah işlemeyi hürriyet sandık.

        Taklitçiliği ilericilik sandık.

                       **

        Ey nebi!

        Bazılarımız, “din” deyince sadece tekkeyi türbeyi mucizeyi efsunu anladık.

        Senin öğrettiğin din hayatın diniydi. Yaşayan dindi.

        Biz dini, arzularımızın tatmininden ibaret, yaparak hayatın dışına attık.

                       **

        Sen, kölelere özgürlük getirmiştin.

        Senden sonra, modern kölelikler icat edildi.

        İnsan haysiyeti ve iradesi hiçe sayıldı.

        Dünya malını hep kendimizin sandık.

                       **

        Sen,  “yoksullarınız sayesinde rahmet olunursunuz ve rızıklandırılırsınız.” Demiştin.       

        Bizler yoksulluğu kader yaptık.

                       **

        “Sünnet sünnet” diyerek senin sünnetini kendi ihtiraslarımıza uydurduk.

        Doğruluğu dürüstlüğü senin sünnetinin dışında tuttuk.

                       **

        “Din, Allah’a, peygamberine ve bütün Müminlere karşı samimiyettir.” Buyurmuştun.

        Bizler ikiyüzlülüklerimizi belağatlı sözlerimizin içine gizledik.

                       **

        Sen “adalet” demiştin. “Sosyal adalet” ilkesini getirmiştin.

        Bizler adaleti de rencide ettik. Sosyal adaleti inkıraza uğrattık.

        Senin adalet anlayışında suçlu kim olursa olsun, güçsüz idi.

        Mağdur ise kim olursa olsun, hep güçlü idi.

        Gün geldi bu nebevi prensip zayıfladı, Hatta ortadan kalktı.

                       **

        Seni örnek almamak için kimimiz seni göklerde aradık.

        Melekleştirerek hayattan çıkardık.

        Kimimiz ise senin adına efsaneler düzdük.

        Oysaki sen peygamberliğin ile sokakta,  evde, dükkânda her yerde idin.

                       **

        Hâsılı ya Rasul!

        Hayatımıza gerçeklerden çok yalan,

        Sadakatten çok belağat,

        Doğruluktan çok hile hâkim oldu.

        Ve sonunda ilahi adalet tecelli etti.

                        **

        Bütün bunlara rağmen bizler seni seviyor ve çok saygı duyuyoruz.

        Dünyayı teşrifinin yıldönümünü hürmet ve tazimle anıyoruz.

        Muhammedi ahlakın benliğimizi sarıp sarmalamasını bekliyoruz.

                       **

        Gel ey nebi! Dünyamıza!

        Isıtan ve ışıtan bir güneş gibi doğ.

        Zulmün acımasızlıklarını, cehaletin karanlığını boğ.

        Seni anlamayanlara da rehber ol.

        En önemlisi de samimiyetten uzak olanlarımıza rehber ol.

                       **

        Senin için şairler naatlar, kasideler, ilahiler yazdılar.

        Gönüller seni andı.

        Diller seni terennüm etti.

        “Tıynet-i pakini ruşen kılmış ehl-i âleme

iktida kılmış tarik-i Ahmed-i Muhtare su.”Dendi.

        Allah’ın selamı Sevgili Peygamberimizin, O’nun Ehlibeyti’nin ve Ashabının üzerine olsun.            Peygamber sevgisi ve saygısı her daim bizimle beraber olsun.

        Bu akşam idrak edeceğimiz “Mevlid Kandilimiz” mübarek olsun.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ