Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,71 / Satış: 5,73
€ EURO → Alış: 6,31 / Satış: 6,34

Nasıl Bir Gençlik

Mustafa Özipek
Mustafa Özipek
  • 02.10.2014
  • 337 kez okundu
Nasıl Bir Gençlik?
Araya nostaljik bir yazı girdi ama biz gençlik ve gençlikten beklentilerimiz üzerine yazmaya devam edelim. 90’larda doğup da şimdilerde ilk gençlik ve gençlik dönemlerini yaşayanlar pek bilmez, çünkü benim akranlarım bile çok sonraları tanımıştır Osman Yüksel Serdengeçti’yi. Serdengeçti’nin makalelerinden birinde nasıl bir gençliğe özlem duyduğunu belirten şu ifadeler yer almakta:
“Bir alem özlüyorum ki:
-Orada gençler, orada delikanlılar, deli denizler gibi, dalgalanıp coşanlar, mukaddes bir davanın peşinden koşanlar olsunlar.
-Alemlerin Rabbına inansınlar.
-Küçük dalgaları, dalga geçmeyi, kaldırım sevdasını bıraksınlar.
-İman denizlerinin büyük dalgalarında, sonsuzlukta kaybolsunlar; varolsunlar.
-Büyük davalarla davalansın, ulvi sevdalarla sevdalansınlar.
-Orada gençler, orada gençlik imandan kaleler gibi, canlı hisarlar gibi, dimdik, dipdiri dursunlar. Bu kaleyi, bu hisarı hiçbir kuvvet aşamasın.
-Onların temiz kalplerinde Allah- Millet- Vatan sevgisinden başka sevgi yaşamasın.”

Bir de nasıl bir gençlik olmaması konusunda ipuçları verir bizlere Serdengeçti:
“Bet beniz sararmış, gözlerin altı morarmış, sarsak, çarpık, titrek, başlamadan bitmiş, bitmeden tükenmiş gençler… Ağızları rakı, ayakları ter, donları pislik kokan gençler: böyle gençler yok bizim alemimizde!”

Burada hayal edilen gençliğin vasıfları konusunda kimsenin itirazı olmaz sanırım. Zaten mukaddes bir davanın peşinde olan ve Allah’a imanı sağlam bir gençlik, gerisini halledebilecek bir karaktere sahip gençliktir. Bugün baktığımızda, yine her şeyin başı olan okumak ve okumamak arasında tıkanıp kalıyor her şey. Aynı kırk yıl öncelerde, 12 Eylüllere zemin hazırlayan o kardeş kavgasının yaşandığı dönemlerdeki gibi…

Belki takip edenleriniz vardır, “Yedi Güzel Adam” diye bir dizi gösterimde TRT 1 ekranlarında. İkinci sezonu başlayan dizinin geçtiğimiz hafta yayınlanan bölümünde; lisede okuduğu için kültürlü olmakla suçlanan (!) karakterlerden birisini savunan ağabey, diğer çocuğa ideolojilerinin başucu kitabı olan bir kitabı fırlatıp “say ulan……ı” diye bağırarak bugün gençlerimizde olan okumama hastalığının kırk yıl önce de var olduğunu bize hatırlattı.

Amelden bahsedip imanında zayıflık olan, elaleme telkin verip kendisi hamuduyla yutan, haspama da yakışmış hani zihniyetinde bir gençlik… Vatan, millet, sakarya nutukları atan ama akşamları kahve köşelerinde okeye dönen, metruk yerlerde arabaların içinde biralarını yudumlayan, ama bir yandan da vatan kurtarmak adına her şeyi bildiğini sanan bir gençlik…

Böyle bir gençlik istemiyoruz. Bizler Kehf Suresi 10. Ayette anlatılan gençler gibi dua edebilen ve işin bilincinde olan gençler istiyoruz: “Hani, o yiğit gençler mağaraya sığındıklarında: ‘Rabbimiz, bize tarafından rahmet ve merhamet ihsan eyle. Bizim şu içinde bulunduğumuz durumdan kurtulmamız için, kurtuluş planımızı kolaylaştır.’ demişlerdi.” Bir sonraki yazımızda devam edebilmek umudu, selam ve dua ile…

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ