Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,75 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

Özdemir İnce’den fitneye davetiye..

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 03.11.2010
  • 499 kez okundu

Daha önce bu köşede Hürriyet gazetesinin İslam karşıtlığı için her türlü saldırıyı meşru gören yazarı Özdemir İnce’nin “türban fesadı” başlıklı(12 Ekim 2010) yazısındaki hezeyanları 16 Ekim 2010 tarihli yazımda irdelemiştim. O yazımda özellikle, Kur’an konusunda söz söyleyebilmek için Kur’an dili ve Kur’an konusundaki akademik kariyer eğitiminin olmazsa olmaz ön şartlar olduğunu dilimin döndüğünce ortaya koymaya çalışmıştım. Sanırım Özdemir İncenin hezeyanlarına benim gibi itiraz eden yoğun bir tepki almış olmalı ki, 30 Ekim 2010 tarihinde yine Hürriyetteki köşesinde “Türban sadece türban değildir!” başlıklı bir provokatif yazı yazdı. Türbanı öne çıkararak İslam konusundaki düşmanca davranışlarına itirazlardan kendi payına kahramanlık devşirmeye, bunun rantından beslenmeye başlayan İnce’nin bu son yazısına giriş cümlesi hezeyandan da öte tam bir paranoya nöbetine girişin çok açık delili gibi.

 

“TÜRBAN fesadı konusunda yazdığım yazılar kimilerini çıldırtıyor. Gazetelerindeki köşelerinde, televizyon ekranlarında beni hedef gösterip hakkımda ‘Vur emri’ veriyorlar” diyor ilk cümlesinde ve ondan sonra Araça bilmemesi, İlahiyat eğitimi almamış olması konusunda Kuran-ı Kerim’i Türkçe, Fransızca ve İngilizcelerinden okuduğunu, yabancı dil bilenlere de, Kuran’ı bildikleri yabancı dilde okumalarını salık veriyor; “Çünkü bu çevirilerde hiçbir aşırı yorum yok. Oysa Türkçe çevirilerin çoğu sapmalarla, saptırmalarla dolu. Din konusunda  dünya çapında bilgin Arap danışmanlarım var. Demek ki: Bu konuda yazanların yüzde 99’undan  daha yetkiliyim” diye absürd bir mantık sergileyip Kur’an-ı Kerim konusundaki otoriter yetkinliğini ilan ediyor.

 

Yazısında artık içeriğini çürümüş sakız gibi döndürüp döndürüp gündeme taşıdığı çarpıtma yorumları sıraladıktan sonra, yazısının sonunda, “Türbanın herhangi bir kutsallıkla hiçbir ilişkisi yok. Bunu yazarak kadınlara hakaret etmek mümkün değil. Söz konusu ayetin(Nur Suresi 31.ayet)  Türkçe çevirisi yukarıda yer alıyor. Aklı olan, gerçeği kolayca anlar. Ancak türban, İslamcı militanların gözünde sadece türban değil, Cumhuriyet’e karşı bir başkaldırı simgesi. Demokrasiyle, insan haklarıyla, herhangi bir bireysel özgürlükle hiçbir ilişkisi yok! Yazdıklarımın tamamı belgeli, kanıtlı. Kuran’a saygısızlık söz konusu bile değil. Tam tersi! Yazılarıma saygı duyulması gerekir!” diyerek, artık bir düşünce sergilemekten çıkıp militanca dil uzatmalarına saygı duyulması talimatıyla yazısını noktalıyor.

 

Önce şu ilk cümlesindeki “vur emri” ile bu yazıya bakalım; öncelikle hiçbir mü’minin böyle bir dilek ve temennisi, tavsiyasi, kışkırtması olamaz. Eğer okurların bilmediği böyle bir durum varsa, bunun yansıtılacağı ilk yer kanuni merciler, ondan sonra da ismen köşenden net bilgiyle teşhir etmek olmalıdır.

 

Yuvarlak laflarla kahramanlık devşirmek, artık bayat bir numara. Bu metodu daha önce deneyen ustaların Hint asıllı yazar Salman Rüşdi, Bangladeş’li kadın yazar tıp doktoru Teslime Nesrin ve bugünlerde deşifre olan Türkiye’deki derin yapılanmanın kollarından ne idüğü belirsiz “İslami Hareket Örütü” adlı bir terörist grubun saldırısı ile hayatını kaybeden ateist müftü Turan Dursun’un 1987’lerden itibaren Doğu Perinçek’in kankası olup onun yardımıyla 2000’ Doğru adlı dergide dine saldırı tetikçiliğini, bugün, günlük bir gazetede olan Hürriyet’te misyon edinmekle, Özdemir İnce müminleri üzebilir ama, ellerini ona uzatarak kirletmeyi akıllarından bile geçirmezler.

 

Özdemir İnce’nin yazısını noktaladığı son cümlelerindeki absürd mantığa gelince; bir benzetme yapmak gerekirse, bal kavanozunu yalamakla, Arının bal yapmak için gösterdiği mucize çabadan alın, balın kimyasal tahlili, besleyiciliği, korunması vs. alanlarında uzmanlık iddiasında bulunmak kadar saçma sapan bir mantık. Kur’an-ı Kerim’i batı dillerindeki çevirilerinden okuyarak, uzmanlığı(kerameti) kendinden menkul Arap danışmanlardan bilgi alarak, İslam hakkında hüküm vermek Özdemir İnce’yi çok çok aşar. Kaygım; onu okuyan insanlarımızın, bu nifak, bu fitne tuzağına düşmeleri endişelerimdir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ