Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,75 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

Teamüllere aykırı Sivil Darbe..!

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 26.11.2010
  • 411 kez okundu

Günlük hayatımızın ve işimizin bir parçası olarak siyaset arenasında olup bitenleri yakın takip altında bulundurma zorunluluğumuz var bu bir. İkincisi, siyasi alanda kalem oynatabilmenin bazı olmazsa olmazları var ki, bunlar; geçmişin müktesebatına sahip olmak, yaşanmış ve yaşanmakta olan sürecleri olabildiğince olgunun içinde yer alan öznelerin bilgi, gözlem ve kanaatlerine doğru kaynaklardan ulaşmak, basiret ehli kanaat önderlerinin olaylara bakış açısını takip etmek ve alternatif düşünce ve yapılanmaları da dikkate almak/anlamak gibi daha eklenebilecek bir dizi argümanı bir arada değerlendirmek gerekir.

 

İçinde bulunduğumuz haftanın en büyük bombası(!),İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından da Jandarma Tümgeneral Halil Helvacıoğlu’nun, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül tarafından da, Tümgeneral Gürbüz Kaya ve Tuğamiral Abdullah Gavremoğlu’nun 22 Kasım 2010 tarihli işlemlerle ”bakanların takdiri” doğrultusunda açığa alınmış olmalarıdır. 3 generalin Bakanlar tarafından açığa alınmasıyla ilgili askeri kanattan yapılan açıklamada, ”Açığa alma işlemi Sayın bakanların takdiridir, generaller de itiraz haklarını kullanarak AYİM’e başvurmuştur” dendi. Kaynaklara göre, AYİM taleple ilgili düşünce belirtilmesi için dosyayı Askeri Savcılığa göndermiş, Savcılıktan gelecek görüşün ardından generallerin başvurusu AYİM Daireler Kurulu’nda görüşülecek.

Durum bu.

 

Bir başka durum; artık dost, düşman herkesin uluslar arası düzeyde kabullendiği Türkiye Cumhuriyet Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakanı Recep Tayip Erdoğan’ın dünya siyasetinin baş aktörleri arasında yer almış olmaları gerçeğidir. Hangi uluslararası toplantıya katılsalar, aktif bir rol almış olarak geri dönüyorlar. Böyle olunca da doğal olarak pek çok alanda siyaset üretip, farklı farklı ilişki apları kurabiliyorlar. İşte bu noktada küresel gelişmelerin nereye doğru akıp gittiğini algılamakta zorlanan muhalefet iç dinamiklerdeki gelişmeler üzerinden siyaset üretme adına her konuya bodoslama dalıyor ve sonunda trajı komik bir duruma düşüyor.

Bu son hadisede de yaşanan bu..

 

3 generalin görevden alınmasına ilk tepki CHP’den geldi. CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, bakanlar tarafından görevden alınan üç general hakkında TBMM’de basın toplantısı düzenledi.


CHP adına ilk açıklamayı yapan Anadol, Savunma ve İçişleri bakanlarının, yetkilerini kullanarak görevden aldığı generallere sahip çıkarak, yapılan uygulamanın yanlış olduğunu iddia etti. Anadol, hükümetin generalleri görevden almasını “Sivil Darbe” olarak değerlendirdi.

 

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, bir soru üzerine üç generalin ilgili bakanlarca açığa alınmasına ilişkin gazetecilerin sorusunu, “Sayın Bakan yeni mi muttali oldu? Niye şimdi, dava açıldığı zaman ilgili 65’nci madde yok muydu, bu kararın alınmasına yol açan yeni delil mi ortaya çıktı? Bunu bilmiyoruz ama Türkiye’de eğer gerçekten soruşturma nedeniyle açığa alınmalarla ilgili bir karar varsa, darısı inşallah Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı’na. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na. Hükümetin bu konularla ilgili tavrının herkese yönelik olmasında fayda var. Sayın bakanların, yolsuzluğa bulaşmış belediye başkanları ve bürokratlar hakkında da aynı şekilde cesaretli olmalarını istiyoruz” diye konuştu.

 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’e yöneltilen, ”Bugün 3 general görevden alındı, ilk kez gerçekleştirildiği ifade ediliyor. Bunun üzerine Başbakan bir değerlendirme yaptı. CHP’den de ilk tepkiler geldi ‘sivil darbe ve intikam operasyonu olduğu ifade ediliyor, siz ne diyeceksiniz?” sorusu üzerine; ”Ben bunu, CHP’nin çıkmazı olarak değerlendiririm. Biliyorsunuz Yüksek Askeri Şura ile ilgili olarak da Sayın Kılıçdaroğlu ‘TSK’nın teamülleri vardır, bu teamüllere uyulmak zorundadır, kimse bunlara karışmasın’ anlamına gelebilecek ifadeler kullandı. Teamül dediğimiz şeyler, tekrarlana tekrarlana alışkanlık haline gelen şeylerdir. Bir memlekette Anayasa varken, kanunlar varken, hukuk varken ve demokrasinin evrensel prensipleri ve normları varken kimse teamüllerle filan iş yapamaz” değerlendirmesinde bulundu.

 

Konuyu toparlamak gerekirse, Menderes’in 16 General olayından sonra Cumhuriyet tarihinde ikinci defa yaşanan bu olay, elbette aşiretvari teamüllerle değil, Türk Hukukunun öngördüğü teorilere uygunluk bağlamında değerlendirilmeli. Gri ortam ve odakların teamülleriyle biçimlenen değil, hukuk normlarına göre demokratik yöntemlerle oluşan bu hükümet, “Sivil Darbe” değil; Türk milletinin gönlünde yatan “Sivil Yönetim”i gerçekleştirmek zorundadır.. velev ki, teamüllere uymasa da…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ