Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,68 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,28 / Satış: 6,31

Büyük Buluşma 3 (Arefe)

Mustafa Özipek
Mustafa Özipek
  • 03.10.2014
  • 424 kez okundu
Büyük Buluşma 3…
Bugün Arefe. Büyük buluşmanın gerçekleşeceği gün geldi çattı. Arefe deriz, Arife deriz, ama çoğumuz bu ismin nerden geldiğini araştırmamıştır bile. Rivayetlere göre Hz. Âdem (a.s.) ile eşi Hz. Havva bir müddet ayrı kaldıktan sonra nihayet Arafât Dağı’nda buluşmuşlardır. Buluşma anlamına gelen “Ta’arrefe” kelimesinden alınmış ve buraya Arafât denmiştir. Bu ismin ve rivayetin Hz Âdem (a.s.) zamanından beri nesilden nesile aktarılmış olduğu ifade edilmektedir. İsmin nereden geldiğine dair diğer bir rivayet de hacıların Arafât dağındaki vakfeleri sırasında Allah’ın yüceliğini, kendilerinin ihtiyaç ve kulluklarını “i’tiraf” ettiklerinden dolayı buraya Arafât adının verildiği söylenmektedir. Bu konu ile ilgili diğer bir üçüncü görüş ise şöyledir: Hac ibadetinin önemli bir rüknü olan vakfeyi tamamlayanlar manevî bir kokuya (“Arf”) büründükleri için bu anlamda bu dağa Arafât adı verilmiştir.
Rivayetler ne olursa olsun Arafat ve Arefe’nin bizim dinimizdeki yeri önemlidir. Çünkü Allah Azze ve Celle Bakara Suresi 198. Ayette “… Arafât’tan ayrılıp (seller gibi) akın edince Meş’ar-i Harâm’da Allah’ı zikredin… ” buyurmuş, mekân ve ibadetin şeklinin önemine uygun davranmamızı istemiştir.
İşte bu mübarek yerde, Arefe günü vakfeye duran hacılar topluluğu mahşerin küçük bir örneğini gösterirler. Bütün hacılar, siyahı, esmeri, beyazı ve kızılı tamamen eşit şartlarda, aynı tip elbiseye bürünmüş, amiri-memuru, zengini-fakiri, hep bir arada ihramlar içinde başları açık, yalınayak vakfeye durmuş Allah’a yalvararak günahlarının bağışlanmasını isterler. Sosyal yönden büyük bir eşitlik arzeden bu manzara İslâm’ın insana bakış açısını göstermektedir. İşte bu yüzdendir ki yazımızın başlığı Büyük Buluşma…
Arefe gününe saygılı olmalıyız. O gün hacılar Arafat’ta vakfe yapıp dua ederken manen onların yanında olduğumuzu hissederek dualarına iştirak etmeliyiz. Böyle bir günde bizi günaha sokabilecek her şeyden uzak durabilme erdemini göstermeye, her günden daha fazla dikkat etmeliyiz.
Günümüzde arefe, bayramın bir önceki günü olduğu için dünyalık telaşların en yoğun olduğu bir gün olarak yaşanmakta. Oysaki arefe insana verilen en kıymetli vakitlerden biridir. Bugünler ibadet ve affedilme günleridir. Hacıların Arafat’ta “Lebbeyk (Buyur Rabbim)” diyerek dil, irk, ten ayırımı yapılmaksızın bir araya geldiği mahşer gününü hatırlatan, kulluğun Allah-u Teâlâ’ya dualarla, telbiyelerle arz edildiği en kıymetli zaman dilimidir. İşte bütün bu acziyetin, muhtaçlığın, zayıflığın farkına vararak ve Allah Azze ve Celle’nin kudretini, her şeyden müstağni oluşunu, gücünü idrak ederek yapılan dua ve eylemlerin karşılığı, anadan doğmuş gibi tertemiz olabilmektir Allahu ağlem. Yoksa ister Arafat’da isterse dünyanın herhangi bir yerinde, yapmış olduğumuz dualarımızı; duygularımızla, eylemlerimizle, yaşantımızla, örnekliğimizle desteklemezsek karşılığını da alamayız. Kavli dualar fiili dualarla desteklenmeli ki, Rabb’imizin katında değeri olsun. Yoksa dilimiz başka elimiz başka hareket ederse, hem Allah indinde hem de kullar nazarında ikiyüzlü konumuna düşeriz ki maazallah.
Resulullah’ın Arefe günü hakkında şöyle dediği kaydedilir:
“Arefe günü vakfe sırasında Cenâb-ı Hakk’ın Cehennem’den azat ettiği kulların sayısı diğer günlerde azat edilenlerle kıyaslanmayacak kadar çoktur. Allah, Arefe günü vakfe yapanlara yaklaşır. Sonra onlarla meleklere karşı iftihar ederek ‘bunlar ne istiyorlar ki bütün işlerini bırakıp burada toplandılar’ der.”
(Müslim, Hacc, 1348).
Rabb’imizden dileğimiz; Allah’ın rızasına uygun şekilde Arefe’yi ve Bayram’ı yaşayıp, Allah Resulu’nun bu müjdesine nail olabilmektir. Bu vesileyle bütün okurlarımın, Âlem-i İslâm’ın, tüm mazlumların hem Cumalarını hem de idrak edeceğimiz Bayramlarını tebrik ediyor, Allah’a kurban olabilmenin bilincinde yaşayan, dünyadaki zulüm ve adaletsizliklere duyarsız kalmayan, Müslümanlığının farkında olan bir nesil için dua ile yazımızı bitiriyoruz. Selam ve dua ile…

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ