Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 7,38 / Satış: 7,41
€ EURO → Alış: 8,96 / Satış: 8,99

Çağdaş Yaşam’ın dökülen maskesi!

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 20.12.2010
  • 594 kez okundu

Hemen tüm köşe yazarlarının yazdıklarıyla övündükleri, ama çoğu zaman “keşke haklı çıkmasaydım” yakınmasıyla okuyucusu karşısında öngörülerinin gerçekleştiğini tevazu ile dillendirirken için için sevindiği durumlar vardır; o da geleceğe dönük vizyonunun olaylar ve olgular ışığında doğru ve isabetli olduğunun açık ve net bir şekilde ortaya çıkmasıdır. Bu satırların yazarı olarak son birkaç gündür yaşadığım psikoloji, bu duruşun somutlaşmış bir kişisel duruşun haklılığının getirdiği övünç ve özgüveni kendi içinde barındıran bir kıvancı yaşıyor. “Keşke haklı çıkmasaydım” maskesiyle örtmeden, açıkça “işte haklı çıktım, haksızlık ettiğimi savunup bana saldıran zihinsel körlüklere bu da armağanım olsun” diyorum.

Armağanım olsun ki, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve onun bayraklaşmış müteveffa önderi Prof.Türkan Saylan’a, onun biçimlendirdiği profilin mütemmim cüzleri olan Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) ile Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) uyarlamaları üzerinden değerlendirme yaparken ortaya konan tespitlerin, paranoyak bir karşıtlık yada komplo teorileri kısır döngüsüne düşmüş hezeyanlar değil; eldeki bulguları doğru okuyarak “Perşembenin gelişi, Çarşambadan belli” özdeyişinin açık ve net basitliğinde olayları doğru zemine oturtma ve bu zemini çekincesizce ifade edebilme ferasetindeki/basiretindeki özgüvendir.

Yıllardır zaman zaman, günlük okunurlukları on binlerle ölçümlenebilen Turktime.com, Timeturk.com, Dorduncukuvvetmedya.com gibi  çeşitli ulusal yayın yapan internet ortamında ve yerel medya organlarında adını andığım dernek/vakıf adı altındaki çürümüş ve kokuşmuş yapılanmaların Cumhuriyet değerleri üzerinden aklanma çabasını hep birer iki yüzlülük, dış odakların Türkiye üzerine geliştirip uygulamaya koydukları kirli senaryoların hain figürleri, milli ve üniter yapımızı içten içe çökertecek yozlaşmışlıkların odak noktaları olarak gördüğümüzü yazdıkça,  aldığımız tepkiler tek bir noktada birleşiyordu; elde herkesin hiç itirazsız güvenebileceği kanıtlar, kanıtlar ve yine kanıtlar…

Aslına bakarsanız, sizin ileri sürdüğünüz mantıki veriler ve kanıtlar ne olursa olsun, muhatabınızın ön kabullerini aşmadıkça, şartlanmışlıklarını geride bırakmadıkça bunların bir anlam ifade edeceğini söylemek zor. Ancak her şeye rağmen altı çizilmesi gereken tarihsel olguları not etme adına, basiret sahiplerine sunma adına kendi kendinize yüklendiğiniz kişisel ülkü ve sorumluluk adına gerçeği, güncel olaylarla örtüştürmek gerekirse, söyleyecek sözümüz vardır; 2010 yılını geride bırakmaya hazırlandığımız şu günlerde “Darbeye teşebbüs” odaklı yargılamalara adı karışan kirli yüzler ve yapılanmalar bir bir deşifre edilirken, bir zamanlar Türkiye’nin modern yüzünün yüz akı gibi sunulan çağdaş Rahibe Teresa maskeli Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) kurucusu Prof. Türkan Saylan ile Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) Başkanı Gülseven Yaşer’in hiçte masum olmadıklarının dosyalar dolusu yüzlerce kanıtı bugün yargının operasyon masasında. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ile adı özdeşleşen emekli general Şener Eruygur’un durumu ise, vahimden de öte “korkunç..!”

Yargının masasında bulunan kabul edilmiş iddianamedeki Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kadıköy Şubesi’nden ele geçirilen “2008 toplantıözeti.doc” adlı belgeden birkaç özet başlık, sanırım konuyu yeterince aydınlatmaya ve önyargısız beyinlere anlatmaya yeter. O dokümana göre, Yönetim Kurulu Toplantı özetinden birkaç ara başlık;
• “Yurtdışından gelen paralar kesinlikle kayıtlara geçirilmeyecek. Güvenilir üyelerin İsveç hesapları bu amaçla kullanılacak.
• Yeni bir süreç için dinci cemaat evlerinden uzantılar gerekiyor. Bu konuda hem özendirme ve seçme uğraşısını sürdürmeli hem nüfuz eden yeşil kardelenlerin izlenmesi.
• Faaliyetlerimizi engelleyebilecek dinsel-şoven-kültürel dogmaların giderilmesine yönelik olarak eğitimlerde doğal cinsellik ön plana çıkarılacak.
• Askeri okullara yakın çevrede oluşturulan kız evlerine en uygun kızlar seçilerek bu evlere aktarılacak. Çalışmanın hassasiyeti sıklıkla vurgulanacak. Kızlara her türlü fedakarlık yapmaları için yönlendirmede bulunulacak. Kulelide rehberlik dersinden yararlanılacak.
• Ümraniye davasında alınanlarla temas kurulmayacak. Baskılara rağmen operasyonun devam edebileceği söylendi. Bu nedenle gizlilik en üst seviyeye çıkarılacak. Karşıt tavır gösterilerek riske girilmeyecek. Alınanlara yakın olanlarla da görüşmeyelim. Alınanların çoğu alt düzeymiş, ama kritik düzeye de ulaşmışlar.
• Doğu beyin bir dokümanında ADD ve CKD’nin yanında bizim de ismimiz geçiyormuş. Basın açıklamalarında ve diğer faaliyetlerde Aydınlıkçılarla beraber görüntü vermemeye dikkat edilsin.
• Daha önce önerilen rektör listeleri için yapılmış çalışmalar imha edilecek. Şener paşaya arzedilen burs listeleri dahil. İstanbul, İnönü, Antalya, Samsun, Uludağ, 9 Eylül rektörleriyle temasa geçilmeyecek ama destek sürdürülecek. Alemdaroğlu ile de.
• Mitingler konusunda Tuncay ÖZKAN ile temas kurulmuştu, şu an için sıkıntı yok dendi.  Ancak yakın bir görüntü oluşturulmayacak. Gerekirse ayrı görüntü verilecek. Toplumun daha çok harekete geçirilmesi için mitingler yeniden kullanılabilir”.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ