Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,68 / Satış: 5,71
€ EURO → Alış: 6,28 / Satış: 6,31

Cihad Üzerine…

Mustafa Özipek
Mustafa Özipek
  • 02.10.2014
  • 352 kez okundu
Cihad üzerine…
Cihad; gündemden hiç düşmeyen, hakkında bilen bilmeyen herkesin fikir yürütebildiği, yanlış anlamalara ve kullanımlara gayet açık, bir cankurtaran simidi gibi sarıldığımız, kendi düşüncemiz doğrultusunda anlamlandırdığımız bir kavram. Müslüman toplulukların etrafa haklı ya da haksız bir şeklide saldırmalarına her zaman kılıf olmuş bir kavram. Peki, aslında nedir Cihad? Allah (Azze ve Celle)’nin bize emrettiği, Peygamber (Sav)’in uygulamalarıyla örnek olduğu Cihad nedir?
Osmanlı’nın büyük şeyhülislamı Ebussuud Efendi’nin tefsiri üzerinde yapmış olduğumuz Cihad kavramı hakkındaki çalışmalardan faydalanarak, yine doğru bildiğimiz yanlışları düzeltebilmeye dair ufak bir bilgilendirme yapmak istedik bugünkü ve eğer bitmezse sonraki yazımızda… Umarız ki günümüzdeki yanlış kullanımları düzeltmeye katkımız olur inşallah.
Cihad kelimesini içeren ayetler incelendiğinde görülecektir ki Müslümanlar, Mekke döneminde de Cihad etmeye çağrılmışlardır. Mekki mi Medeni mi olduğu konusunda tartışmalar olsa da en azından bir kısmı Mekke’de nazil olduğu kabul edilen Hacc Suresi 78. Ayette, “Allah yolunda, hakkını vererek cihad ediniz! Sizi O seçti. Din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; ceddiniz İbrahim’in dininde de böyleydi. Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, Allah gerek daha önce gelmiş kitaplarda, gerekse Kur’an’da, size Müslümanlar adını verdi. Öyleyse namazı kılınız, zekâtı veriniz ve Allah’a sımsıkı sarılınız! O, sizin dostunuzdur. Ne güzel dosttur; ne güzel yardımcıdır!” buyurulmaktadır.
Yani, Allah’ın dini uğrunda, cihadın bütün icaplarını, sorumluluklarını yerine getirerek, samimiyetle, hayatlarınızı ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihad edin. O sizi seçti. Dinde, şeriatta, medenî kurallar arasında size ağır gelecek hükümler koymadı. Atanız İbrahim’in dini, sünneti de böyleydi. Daha önce de, bu Kur’an’da da, bütün peygamberlerin ümmetlerine ve size İslâm’ı yaşayan Müslümanlar adını verdi. Allah’ın, ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Resulü; Kur’an’ı bilen, size tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek önder, doğruları konuşan şahit olsun, siz de Kur’an’ı bilen bütün insanlara tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek önderler, doğruları konuşan şâhitler olasınız istedi. O halde, namazı adabına riayet ederek, aksatmadan kılın. Vicdanlarınızı, servetinizi, sosyal bünyenizi arındıran, berekete vesile olan zekâtı verin. Allah’ın kitabına, emirlerine sımsıkı sarılarak himayesine sığının, denilmektedir.
Başka bir deyişle Mücahid, yalnız savaşan değil, dinini muhafaza etmek için dili, ilmi, malı ve kalbi ile her türlü çaba ve gayreti gösteren kişidir. Her mümin, İslâm’a aykırı olmayan bütün araçları kullanarak; özelde Müslümanları, genelde ise bütün insanları, toplumu ve insanlığı tehdit eden, onların mutluluğuna engel olan bütün kötülük odaklarına ve onların kötülüklerine karşı uyarmalı ve bunlarla elinden geldiği kadar mücadele etme çabası içerisinde olmalıdır.

İşte bu mücadeleyi üç ana başlık altında çeşitlendirebiliriz: İlmi Cihad, Mali Cihad ve Fiili/Silahlı Cihad. Bu başlıklar hakkındaki açıklamaları da sonraki yazımızda yapalım inşallah. Selam ve dua ile…

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ