Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,74 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,38 / Satış: 6,40

Orta malı Irak’ta Diplomatik dansözler! -2

Süleyman Karaca
Süleyman Karaca
  • 16.12.2015
  • 392 kez okundu

Dün
Musul yakınında Türkiye’nin 2014 yılında Irak Bağdat yönetiminin talebiyle
kurduğu eğitim kampının kısaca oluşum sürecini anlatmaya çalıştım. Türkiye ile
Bağdat yönetimi arasında varılan mutabakat sonucu bir yılı aşkın süredir orada
eğitim veren kampın güvenliğini tahkim etme amacıyla yapılan takviye, sanki
Musul’a muharip ordu göndermişiz gibi hiç yoktan tansiyonu yükseltti. Irak
merkezi Bağdat yönetiminin başbakanı ağzından önce oradaki Türk ordusu unsurlarının
48 saat içinde derhal geri çekilmesi talebinde bulundular. Türkiye bu tehdidi
ciddiye almayınca, sırtlarını dayadıkları İran’nın yönlendirmesiyle Rusya
konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantısında gündeme
getirdi. Rusyanın bu talebi orada da karşılık bulmadı.

Rusya’nın
BM Daimi Temsilcisi Vitaly Churkin, Rusya’nın talebiyle toplanan ve Türkiye’nin
Irak’taki eğitim birliği konusunun görüşüldüğü Birleşmiş Milletler Güvenlik
Konseyi (BMGK) toplantısı sonrası yaptığı yorumda; “Hayal kırıklığına
uğradım”
diyerek sonucu özetledi. “Haydut Devlet”  Rusya Irak adına İran’ın talebi olan Türkiye
aleyhtarı bir karar ya da en azından “işgalci devlet” pozisyonunu
tescil edecek bir kınama bildirisi yayınlanması beklentisinden eli boş döndü.

Gelinen
noktada, geride bıraktığımız hafta sonu, “Eğer Türkiye Kuzey Irak’a
gönderdiği askerlerini 48 saat içinde geri çekmezse Birleşmiş Milletler
Güvenlik Konseyi’ne gitme dahil tüm seçenekleri kullanacağız” 
diyen
Başbakan el-İbadi, 48 saatlik sürede iki ülke arasında yüksek düzeyli
temaslardan tatmin olmamış olacak ki, Türk askerlerinin çekilmesi için
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne resmi bir mektupla başvurdu.

Tüm
bu resmi ve diplomatik temaslar sürerken Irak’ta Sadr grubu lideri Şii
din adamı Mukteda El Sadr geride bıraktığımız Cuma günü
Necef’in Kufe
camiindeki hutbesinde “Türk işgali kapıda. Bazı gruplar buna karşı
hem askeri hem de başka yollarla savaşıyor. Bu gruplar eğer görevlerini
yapamazsa müdahaleye hazırız”
 
ifadeleriyle Türkiye’ye meydan okudu.

Öte
yandan, Irak’ın başkenti Bağdat başta olmak üzere Basra, Meysan ve Babil’de
yolsuzluğa karşı düzenlenen kalabalık
gösterilerde Türkiye’nin Musul’a asker göndermesi de protesto
edilirken bazı ajans haberlerine göre, bebek katili Abdullah Öcalan’ın
posterlerini taşıyan kimi gruplarca da Türk bayrağının yakıldığı haberleri
geliyor. Basra il meclisi ise düzenlediği toplantıda Türk malalarını boykotun
yanı sıra Türk firmaların ileride düzenlenecek ihalelere katılmasının
engelleneceği kararını aldı.

İçinde
bulunduğumuz konjonktürdeki bu yaşananlara baktıkça son birkaç yıldaki
yaşanmışlıkları hatırlamamak elimde değil. Batılıların Irak eski Cumhurbaşkanı
Celal Talabani için kullanılan çirkin bir ifade vardı; Onun tutarsız politik
manevralarını nitelendirirken “diplomatik dansöz” gibi son derece aşağılayıcı
bir ifade kullanırlardı. Öyle anlaşılıyor ki, bu “haslet!” Irak
devlet adamlarının ortak bir “meziyeti!”. Baksanıza, daha dün
Irak’ı işgal eden Amerikan askerlerini çiçekle karşılayan cibiliyetsizler;
mazlumların yatak odalarına kadar giren, binlerce masuma tecavüz eden aşağılık
Amerikan askerlerine bugün hala kurtarıcı gözüyle bakarken, misyonu sadece
yeniden toparlanmaya çalışan Musul-Erbil savaşçılarına sırf eğit-donat’la ifade
edilen Türk askerine “işgalci” diyebilecek kadar alçalıyorlar.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ