Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,71 / Satış: 5,73
€ EURO → Alış: 6,31 / Satış: 6,34

SEVGİ VE VEFA

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 28.10.2011
  • 345 kez okundu

*Kavramların değerine  uygun   bir  biçimde   kullanılması  gerektiği  halde,  hemen her  gün  işittiğimiz  ve  gelişi  güzel  cömertçe  harcadığımız,  anlamları  derin  ve  düşündürücü  sözcüklerden  biri  “sevgi”,  diğeri  de  “vefa”dır. 

*Sevgiyi  tatmayan olmadığı  gibi  vefanın  sözlük  anlamının  da  “sevgide  sebat“  demek olduğunu  bilmeyen  gönül  dostu  yoktur.  Vefa  yaşanarak  anlaşılabilir, sevgi  ise  tadarak  öğrenilebilir. Tatmadan sevgiden bahsetmek ne kadar boş bir şeyse, yaşamadan da vefadan bahsetmek o kadar abestir.

*Yaradan,  insanları  sevmek  ve  sevilmek  için  yarattı. Hatta kainatın temeli muhabbete, sevgiye dayanır diyen gönül dostları da vardır. Muhabbet olmazsa, muhabbet edilmezse, muhabbet duyulmazsa bu dünyanın sıkıntılarına nasıl katlanırdı insanoğlu.  Bunun  aksi  geçerli  olsaydı  eğer;  duyguların  en  güzeli,  en  yapıcısı  ve  yaratıcısı  ve  en  güçlüsü  olan  sevgi  duygusunu,  bizlere  derece  derece  vermezdi. Herkesi aynı oranda sevmemiz pek mümkün olamadığı gibi, herkes tarafından  aynı oranda sevilmemiz de mümkün değildir.

*Bu güne  kadar  harcadıkça  artarak  güçlenen  böylesine  görkemli  ruhsal  bir  cevher  bilinebildi  mi  sevgi  kadar? Tabi ki hayır. Verdikçe sevgi artar durmadan sevilene karşı, hiç ama hiç eksilmez. Geçmişten  bu  yana  başta  Mevlana  olmak  üzere,  birçok  düşünürler,  yazarlar  ve  şairler;  insanlığın  en  yüce  tekamül  değeri  olan  sevgiyi  ve  vefayı  dile  getirmişler  ve  eserlerini  bu  asil  duygunun  güzelliğiyle  işlemişlerdir.

*Hayatta  insanları  birbirine  bağlayan,  diğer  canlıları  insana  yaklaştıran  biricik  duygu  sevgidir.  Sevgi,  kalpten  kalbe  kurulmuş;  pürüzü  olmayan,  leke  tutmayan  ve engel  tanımayan,  Nur’dan  bir  köprüdür.  Sevgi  kadar  gönülleri  birbirine  bağlayan,  kaynaştıran  ve  kilitleyen  yapıcı  ruhsal  bir başka güç  asla  düşünülemez. 

*Aynaya  baktığımız  zaman;  hayalimizi  görebildiğimiz  kadarki  çabuklukla  birbirimizi  sevebiliyoruz  bazen. Hani şıp sevdi diyoruz ya o türden. Saman alevi gibi, har diye tutuşan, pıs diye sönen. Ne  var  ki;  istediğimiz,  aradığımız, beklediğimiz  sevgi  bu  değildir.  Bizim  için  temel amaç;  beliren bir  sevgiyi  beslemektir,  derinleştirmektir,  sürdürerek  vefaya  dönüştürmektir.  Mevlana’daki  sevginin  olgunluk  düzeyine  yaklaştırma  çabasını  göstermek, gayret etmektir.

*Her  çeşit  çıkarcı  düşüncelerin  dışında;  bu  duygularını  besleyerek  geliştirmesini  ve  her  fırsatta  süreklilikle  belirtmeyi  başarabilene,  kendini  bilen iyi  insan  diyebiliriz. Sosyal  yaşantımızda  çoğu  kez;  iyi  sandığımız  kişilerle  olan  dostluğumuzda;  yakınlarımızla  olan ilişkilerimizde  ve  tüm  davranışlarımızda;  içtenliğimizi,  daha  doğrusu,  ne  olduğumuzu  ortaya  koyan  sevginin  ve  vefanın  sınavını,  farkında  olmadan   vermekteyiz aslında.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ