Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,42 / Satış: 6,44

Sözüm Meclisten İçeri

Basri Bektaş
Basri Bektaş
  • 04.01.2016
  • 400 kez okundu

Zaman zaman hepimizin kullandığı bir cümledir. Meclisindekileri
tenzih etmek için; konuşan kişinin, dinleyenleri rahatlatmak adına “Zözüm meclisten dışarı” der. Aslında
bunu demekle şunu ifade eder: “Kastı sizler değilsiniz. Sizleri şimdi
söylediğimden istisna tutuyorum” dur. Ancak buna rağmen  “Böyleleri de vardır. Bu da söylenir,
şunlar  şöyledir…Diye söylüyorum,
dikkatlerinizi buraya, bu konuya çekmek istiyorum.” Gibi ifadelerin tefsiridir.

Şimdi biz, bu yazımızda tefsir yapmadan sözümüzü tam içeri
yani meclisin ortasına atmak istiyoruz. Meclis erkanına konuşmak ve sohbet
halkamızda bulunanlarla paylaşmak istiyoruz. Ondan dolayı sözümüz meclisten
dışarı değil bilakis mecliste bulunanlarla direk ilgilidir.

Onlar cehennemde, “Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken
işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim” diye
bağrışırlar. (Onlara şöyle denilir:) “Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin,
düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyle
ise tadın azabı. Çünkü zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.”
(Fatır
37. ayet )

Yukarıda okuduğumuz ayette iki nimet ve bir hezimetten
bahsedilir. Nimetler den biri yeteri kadar ömür verildiği, bir diğer nimet ise
bu ömür içinde uyarıcı nasihatçi tebliğci bir ikazın ulaşmasıdır.

Hezimet ise geri dönüşün ve telafinin mümkün olmamasıdır.
Yani geri dönüşün  mümkün olmamasıdır.
Bandı geri sarmanın imkansızlığıdır. Nimetin kadrinin bilinmememsinden
kaynaklanan hezimet ve azabın kaçınılmazlığıdır.

Şimdi buraya nerden geldik? Kısaca ne demek için faslı bu
babdan açtık?

Evela 2015 yılını ve defterini kapadık. 2016’ya da merhaba
dedik bundan dolayı da rabbimize hamd ediyoruz. Ne yapabilirdik, ne
yapabiliriz?

Eğer bir yılın defterini kapatırken karlı bir sene geçirmiş
isek elbette Hem hamd ve de hem de şükredebiliriz. Çünkü biz kazandıklarımızı
kendi imkanlarımızla kazanmadık. Hepsi ilahi bir lütuf ve ilahi bir bahş
iledir. Akıllı olan kişi bilir ki bütün bir yılın defterini kapatırken son
cümlemiz, son imzamız, son amelimiz güzel olmalıdır ki defteri inceleyecek
olanlar şu ayetin sırrını orada bulsunlar. “Bunların oradaki duaları, “Seni
eksikliklerden uzak tutarız Allah’ım!”, aralarındaki esenlik dilekleri,
“selâm”; dualarının sonu ise, “Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur”
sözleridir. (Yunus 10. Ayet)

İşte bu minval üzere bir yılbaşını geçirirler. Tabiki bir
yılın geçmesi ve bir başka yılın başlaması senin için çok önemli ise bu durum
böyledir. Yoksa, zaten ben gelen her yeni günü, yeni bir ömür olarak karşlar, ve
öyle bilirim” dersen. Ve yine “Ben gelen her geceyi, ölüme açılan bir kapı
olarak görürüm” dersen sana diyecek zaten bir sözümüz bulunmamaktadır. Bu bir
hesap şuuru ve ilahi murakabe altında yaşama biçimidir ki bu hayatın hesabı da
kolay olur. Rabbim bizlere böyle bir şuur nasip etsin.

Seneyi devrederken yeni bir yıllık kıredi almış gibi “vur
patlasın çal oynasın deyip ecnebiler gibi isyanla bir yıla merhaba diyorsan
senin hesabın çok zor olacaktır. Çünkü sen sana bahşedilen bir yıl mı yoksa
senin için sonun başlangıcı mı olduğunu bilmediğin bir dünyaya açılıyorsun. Ama
sana bir gün dahi fırsat verene isyanla açıyorsun. Karşuılığında da cennet gibi
bir dünya ve gerçek manda bir cennet bekliyorsun. 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ