Reklam
Reklam
www.aciksozgazetesi.com-
$ DOLAR → Alış: 7,39 / Satış: 7,42
€ EURO → Alış: 9,00 / Satış: 9,03

ZOR SINAV

Recep Çakmak
Recep Çakmak
  • 19.03.2012
  • 616 kez okundu

“Hz. Ömer r.a.’a:
– İmtihanın en zoru nedir, diye sorulduğunda şu cevabı verir:
– Aile fertlerinin kalabalık, servetin ise az olmasıdır.”
(İ.Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn) buyurmuşlar.

Öyle imtihanlar vardır ki bazen insan ne yapacağını şaşırır, çaresiz kalır. İnsanoğlu Rabbinin kendisine çekemeyeceği yükü yüklemeyeceğini bilir ama yine de hayıflanır. Hele hele yoklukla, fakirlikle ilgili olarak tabi tutulduğu imtihanların ekserisini kaybeder, kaybederiz çoğu zaman.

Ailenin geçimini temin etmekle görevlendirilen babaların ise imtihanları bir hayli zor, hem de günümüzde biraz daha zorlaştı. Kapitalist sistemin durmadan pompaladığı tüketim ekonomisi çılgınlığında işlerimiz gün geçtikçe kötüye gidiyor, imtihanımız da haliyle gün geçtikçe ağırlaşıyor maalesef. Aile fertlerinin çoğu bırakın gezip tozmayı, okula giden çocuğuna nasıl harçlık vereceğinin, servis parasını nereden ödeyeceğinin hesabını ince ince yapar hale gelmiş.

Bir çoğumuz biliriz; insanların temel fizyolojik ihtiyaçları olan yemek, uyumak, hava teneffüs etmek gibi doğuştan var olan ve arzu ettikleri ihtiyaçları karşılanmadan başka ihtiyaçları düşünmeleri, mesela karnı aç bir öğrencinin karnını doyurmadan derste bir şeyler vermek mümkün değildir. Cebinde harçlığı yoksa, karnı açsa, otobüs parası yoksa, bu öğrenciden ne bekleyebiliriz ? Tabi ki kocaman bir başarısızlık. Baba evin geçimini sağlayamıyorsa, komşular açsa, yatağımızda rahat rahat uyuyan bizlerden hesap sorulmaz mı? Sorulur, sorulacak da.

Yaptığımız şeylerden duyduğumuz pişmanlık zamanla yatışabilir.Asıl teselli bulmayan yapmadığımız şeylerden duyduğumuz pişmanlıktır” der bir düşünür. Duyduğumuzda, izlediğimizde;  üzüldüğümüz, ciğerimizin parça parça olduğu, gözlerimizin buğulandığı, boğazımızda bir şeylerin düğümlendiği olaylar olur ya. Ne deriz o an: Keşke..

Niye yazarız bunları. Belki yazdıklarımız görmemize, bilmemize, anlamamıza vesile olsun diye. Çevremizdeki insanların, özellikle de komşularımızın halleri ile hallenelim, moda tabirle empati yapalım, yani onların yerine kendimizi koyalım, bir nebze olsun insaflıca düşünmemize vesile olsun diye. Düşünsenize bi kere “içimizdeki garipler” olmazsa halimiz nice olur. Ferasetle bakalım, görmek için bakalım; ama iyi şeyleri güzel şeyleri, güzellikleri görelim olur mu? Hoşça kalın.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ